16.02.2020, 15:34

YOL

YOL

Amellerin hepsinin sadece kalp üzerinde bir ağırlığı vardır. Bu ağırlıktan kasıt kişinin nefsi muhasebe yaptığı veya nefsine karşı koymaya çalıştığı zamanlarda kalbe çöken ağırlıktır. Kalbi mutmain kılan, bir eylem tamamlandığında çokça kullanılan “Üzerimden büyük bir yük kalktı.” ifadesinde kendini gösteren hafifleme ve ortadan kalkan ağırlık hissi gibi.

Varlık veya yokluk içindeki bir insanın sınandığı şeyler, zahiri olarak vücudunun uğradığı, dışsal etkilerin oluşturduğu hasar veya faydalar değil, onların kalp ve zihindeki yansımalarıdır. Yani Hz. Süleyman ile Hz. Eyyub’ün sınandıkları şeyler arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisi de bütün Enbiyalar gibi kalbi bir imtihana tabi tutulmuşlardır. İnsan vücudunun hafif veya ağır her türlü işi, belirli bir alıştırma ve çalışma sonrasında yapabileceği malumdur. Bir insan vücudu, Kunta Kinte’yi de, Fir’avn ve Karunun da hayatlarını, potansiyel olarak yaşayabilecek durumdadır. Daha açıkçası “bir eli yağda, bir eli balda” tabir edilen, çok zahmetsiz bir yaşam tarzına sahip birini esir eder ve onu en zor şartlar altında yaşamaya mahkûm ederseniz de, bu duruma uyum sağlayacaktır. Bilakis bu zor şartlar altından da birisini alır, rahatlık ve rehavet dolu bir hayat sunarsanız, bu da onun için yaşanır bir hayat olacaktır. Zaten bir işin yapılabilir veya yapılamaz olduğuna dair karar zihinseldir. Burada kastettiğimiz dışsal değerlerin artı ve eksisi göz önünde bulundurularak verilecek olan çıkarımsal bir karar değil, kişiyi ve kalbini mutmain kılacak bir ikrardır. Çünkü bazen kalbi mutmain kılan bazı ameller, zahiren zararlara yol açabilmektedir. Karşılıksız iyilik yapmak ve sadaka vermek gibi.

Bir amelin dış görüntüsü ne olursa olsun, o amelin iç dinamiğinden asla daha önemli değildir ki, “Ameller, niyetlere göredir.” demiş Resulallah. Veya diğer bir bakış açısı ile içsel hareket ve devinimi sağlamak, vücut azalarını harekete geçirmekten daha zordur. “Bir günah işleyeceğiniz zaman, zevkinin geçiciliğini, azabın ise kalıcılığını düşünün” diyen Hz. Ali’de işin iç dinamiğine işaret etmiş olsa gerek.

Hâsılı kelam herhangi bir amel için insanı yerinden kaldırması gereken güç, kalkarken uzuvları harekete geçirecek güç değil de, kalbi harekete geçirecek manevi güçtür. Utangaçlık, sıkılganlık ve endişe ile birinden bir şey istemeye çalıştığımızda sarf ettiğimiz, yatakta iken sabah namazına kalkmamız gerektiğinde harekete geçmemizi sağlaması gereken ve birinden özür dilememiz gerektiğinde, nefsi alt etmesi gereken güç, kastettiğimiz güçtür. Bu gücü sarf etme noktasında zengin ve fakir arasında, yaşanmakta olan bolluk ve darlık seviyesi ne olursa olsun, fiziki bir dengesizlik söz konusu değildir. Söz konusu edilebilecek bir dengesizlik, sadece bu denkliği sağlamak için yapılacak eğitim (marifet) için zikredilebilir. Bu eğitim ise bir bakıma kitap okuma ile tekâmül işine benzemektedir.

Aynı kitap olsa bile, kişinin bir kitabı okumasından, bir birim bilgi elde ettiğini düşünelim. Hiçbir bilgiye sahip olmayan biri, bir kitap okuyarak bir birimlik bilgi elde eder. Sıfır birimle “A” kitabını okuyan bir kişi, “A” kitabını okumaktan bir birim bilgi elde ediyorsa, bir birimlik bilgi ile “A” kitabını okuduğunda daha fazla birim bilgi elde edecektir. Ve “A” kitabı her okunduğunda okuma sayısının artışına göre o okumaktan elde edilen birim bilgi sayısı da artacaktır. Fiziki bir çalışma içinde bu şartlar geçerlidir. Hiç vücut ameleliği yapmamış birisi, belirli bir zaman içinde “tenekeci” tabir edilen ve inşaatlarda el yordamıyla, içi harç dolu, büyük boy katı yağ tenekeleri vasıtasıyla, harç taşıma işinde bile çalışabilir. Çünkü insanoğlu çok esnek şartlar altında çalışabilme kabiliyetine sahiptir. Resulallah’ın devamlı surette tavsiye ettiği “Az da olsa devamlı amel” de hikmetini burada göstermektedir.

“İki günü bir olan ziyandadır.” hadisi şerifi de, tekâmülün şekil ve şartlarını ortaya koymaktadır. Buna göre yukarıdaki kitap okuma örneği ile ilişkilendirecek olursak, her gün az da olsa kitap okumak, ileriki zamanlarda sayfa sayısı aynı kalmak şartı ile bile olsa ilerlemek demek olacaktır. İlerlemek demek, iki günü bir olmamak anlamında olacağından, her gün aynı şeyi az dahi olsa, kalben yapmış olmakla iki günümüzü bir etmemiş, rutinin dışına çıkmış olacağız. “Mermeri delen damlaların gücü değil, onların sürekliliğidir.” sözü de, amelleri işlemedeki azmin gerekliliğine işaret ediyor ki, zaten azim sağlandığında bu süreklilik anlamında olacaktır. Bu şekilde hareket eden biri, kendisine kaldırabileceği kadarının yüklenildiğinden, yapabileceklerinin kendi sorumluluğu dâhilinde olduğundan şüphe etmemelidir. Yapabileceği kadarını samimi bir çabayla yaptıktan sonrada, kalben mutmain olmalıdır.

Esasen neyin nereye kadar yapılabilir ve yapılamaz olduğuna dair en iyi mihenk, kişinin kendisidir. Yani herkes neyi yapabilip neyi yapamayacağını çok iyi bilmektedir. Rahat bir ortamda çok rahat bir koltukta oturduğumuzu, içerinin tamamen aksi olan konfor ve hava şartlarına sahip, dışarıda bir yerde birinin yardımınıza muhtaç olduğunu ve ona yardım etmeye mecbur olmadığınızı düşünün. Akıl (nefs) sizi yerinizden kaldırabilir mi? Böyle durumlarda akıl (nefs) size kaybedeceklerinizden başka hiçbir telkinde bulunmayacaktır. Hayat şartları, rahat bir makam, dışarıda içeriye muhalif olan soğuk bir hava, sizin bu güzellik ve nimetlere olan liyakatiniz ve zaten her muhtaca da yetişemeyecek olmanız, sizi bir muhtaca bile yetişmekten alıkoyacaktır.

Fakat aşk! (kalp) Aşk, nice arifi çöllere, yalınayak, azıksız, sebepsiz göndermiştir. Ve akla ters düşen bu ameller, onları hiçbir zaman, zerre olsun geriye adım attırmamış, bilakis Allah yolunda devamlı surette ilerlemelerini, O’na yaklaşmalarını, O’na dost olmalarını ve O’nda yok olmalarını sağlamıştır.

Günah işlemememiz için birçok akli sebebe sahip olmamıza rağmen günah işlememiz ve bunun önünü alamamamızın kaynağı nedir? Zaten bu mevzuların fazla akılsal bir tarafı veya tam olarak akılla izah edilebilecek bir tarafı yok amma aklın iflasını, aklın kendisinin vermesi gerekmektedir.

Zamanında attarlık yapan Feriduddin Attar’ın kapısının önüne, derviş kılıklı biri dikilip gâh onu, gâh ta raflardaki şifalı bitkilerini süzmeye başlar. Bunu epey bir süre devam ettiren derviş kılıklı adamdan işkillenen Attar “Ne bakıyorsun!” der. Derviş kılıklı adam Attar’a cevaben “Nasıl öleceğini merak ediyorum.” der. Bu cevaba sinirlenen Attar “Sen nasıl öleceksin?” diye bir soru ile cevap verir. Karşısındaki derviş kılıklı adam da “İşte böyle!” diyerek avucunun içini, başının altına yastık yapıp, dizlerini karnına çekerek gözlerini yumar. Karşısındakinin kendisi ile alay etmesini hazmedemeyen Attar, onu dürterek dükkânın önünden kalkıp gitmesi için kaldırmaya çalıştığında, adamın gerçekten öldüğünü anlar. O an ölmek veya yaşamak için gerçekten herhangi bir sebebe ihtiyaç olmadığı ilahi hikmetine vakıf olan Attar, rafları sebeplerle dolu şifalı bitki dükkânını, tası ve tarağı bırakıp çöllere düşmüştür.

“Kulum öyle bir makama gelir ki, Ben bir şeye “Ol” dedim mi oluverir. O’da bir şeye “Ol” dedi mi, oluverir.”

Sen ki ey gönül, dilersen olur..

İlim ilim bilmekse,

İlim kendin bilmekse,

Sen kendin bil, olur dilerse..

Yorumlar (8)
Osman ... 2 ay önce
Ustadım hayırlı olsun yüreğinize sağlık yazılarınızın devamını diler Allah yardımcımız olsun.....
Memet ulus 2 ay önce
SüphannAllah çok güzel bir yazı Allah senden razı olsun
M. Salih 2 ay önce
Yani yol uzun ve çileli... Azık lazım...
Abdurrahman 2 ay önce
MaşAllah gerçekten de güzel bir konuya deyilmiş rabbim razı olsun inşAllah.
Fusluer 2 ay önce
Mükemmel bir üslup, sade örneklerle büyük sorulara cevap arama!!!! Tebrikler
Aslan 1 ay önce
Mükemmel bir yazı yüreğine sağlık
Yakup çetin 1 ay önce
Kalemine seyda
Yakup çetin 1 ay önce
Kalemine sağlık seydam
10°
açık
Günün Anketi Tümü
COVİD-19 aşısı üretilse, aşı olur musunuz?
COVİD-19 aşısı üretilse, aşı olur musunuz?
Namaz Vakti 31 Mart 2020
İmsak 05:13
Güneş 06:40
Öğle 13:13
İkindi 16:47
Akşam 19:36
Yatsı 20:57
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@