enflasyonemeklilikötvdövizAk PartichpmhpHüda Par
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Sağanak Yağışlı
24°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
23°C

Tara Mamedova: Şarkılarım, hayat hikayemdir

Tara Mamedova: Şarkılarım, hayat hikayemdir
23.08.2021 19:08
A+
A-

Modern etnik pop, caz ve blues müziğin başarılı isimlerinden Tara Mamedova, üç farklı kültürü sahnede buluşturuyor. Kürtçe, Rusça ve Fransızca şarkı söyleyen Mamedova “İçimden gelen müziği yapıyorum. Dünya müziğini bilmek, tanımak, öğrenmek benim için büyük bir eğitim oldu” dedi.

RusyaKırgızistan ve Fransa‘da modern etnik pop, caz ve blues müziğin başarılı isimlerinden Tara Mamedova, müziği ve hayat hikayesiyle ile adından söz ettiriyor. Kürt müziğinin genç seslerinden olan Tara Mamedova, 1983 yılında Kırgızistan’da doğdu. 8 yaşına kadar doğduğu şehirde yaşayan sanatçı, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonrası ailesi ile birlikte Rusya’nın Saratov şehrine göç etti. 1999 yılına kadar Saratov’da yaşayan sanatçı, müzik dans, tiyatro eğitimi almak için Moskova ve Yaroslavl’da yaşadı. Aslen Ağrı-Doğubayazıtlı olan genç sanatçı doğup büyüdüğü, yaşadığı ve eğitim gördüğü 3 farklı ülkenin kültürünü müziğe taşıdı. Diyarbakır’a konser veren Tara Mamedova, Sputnik Türkiye’ye konuştu.

‘Dünya müziğini bilmek, tanımak, öğrenmek benim için büyük bir eğitim oldu’

Çocukluğunun göç yollarında geçtiğini söyleyen Mamedova, zorlu bir süreç yaşadığını belirtti. Sanata yönelmesinde annesinin büyük bir etkisinin olduğunu söyleyen Mamedova, “Çocukluğum zaten annemden kaynaklı sanatla geçti. Ona baka baka, onun sanata olan aşkını, şarkıları söylemesi beni de etkiledi. Onunla doğmak gerekirdi, demek ki onunla doğmuşum. Biraz içimde vardı. Dans, tiyatro ve müzik eğitimi aldım. Ondan sonra yine bir yerlere gitmek, uçmak istedim. Her zaman bir kuş gibi hissettim. Fransa’ya yolum düştü, her zaman hayalimdi. Fransa’da da caz müziği ile tanıştım. Özellikle sokak müzisyenleri bana çok şey kattı. Onlara çok şey borçluyum. Dünya müziği açısından, dünya müziğini bilmek, onları tanımak, öğrenmek benim için büyük bir eğitim oldu” şeklinde konuştu.

‘Vatan hasreti, benim kalbimde bir boşluk yaratıyordu’

Uzun yıllar bir caz grubunda şarkı söyleyen Mamedova, “Caz barlarında Kürtçe caz müziği yapıyordum. Uzun zaman böyle, yalnız onların içinde müzik yaptım. Daha sonra memleketime gitme isteği doğdu. Yıllardır annemin, babamın, dedemin, nedenimin hasretiyle yaşadığı vatan hasreti, benim de kalbimde bir boşluk yaratıyordu. Eşimle tanıştıktan sonra ilk kez memleketime, Ağrı-Doğubayazıt’a gittim. Orada ilk şarkımı ‘Ax’ı yazdım. Eşime çok şey borçluyum, iyi ki var. Daha sonra bütün zorluklara rağmen buradan kopmamaya karar verdim. O hayatı bıraktım, İstanbul’a geldim ve şimdi buradayım. Sanat hayatıma burada devam edeceğim” dedi.

‘Daha çok etnik modern müzik yapıyorum’

“Daha çok kalbimden gelen müziği yapıyorum” diyen genç sanatçı şunları söyledi:

İçimden gelen müziği yapıyorum. Ben 3 kültür içinde büyüdüm, Fransız, Rus ve Kürt müziği içinde büyüdüm. Üçünü de doya doya yaşadım. Hiçbir şey Kürtçenin yerini tutmuyor, çünkü ben doğduğumda ilk duyduğum kelime Kürtçeydi. Bu değiştirilemez bir şeydi. Bu benim benliğim ama diğer dilleri, diğer kültürleri o kadar çok seviyorum ki onlarla büyük bir bağ kurdum. Sesimde de yaptığım müziğe de yansıdı. Ben bunu bilinçli olarak yapmadım. Ben bununla çok mutluyum. O renklerle Kürtçe müziğini renklendirmek beni çok mutlu ediyor. Sahnede kendimi rengarenk hissediyorum. Müzik anlayışımda ben daha çok etnik modern müzik yapıyorum. Bazı insanlar bunu caz olarak görüyor, bazı inşalar başka bir şey görüyor. Ben etnik modern müzik yapıyorum.

‘Her bestenin bir hikayesi var’

Her bestenin bir hikayesinin olduğunu söyleyen Mamedova, “Benim yazdığım kendi şarkılarımda her birinin çok önemli, çok derin, bazen acı, bazen sevinç hikayeleri var. Bugüne kadar yazdığım şarkılarda kendi hikayemi yazdım. Kendi hikayemiz o kadar çok ki… ‘Xewna Giran’ benim için kızımın hikayesidir. Onun hastalıkta geçirdiği zamanı, o savaşı anlatıyor. Tabi ki o savaşın kazanını da anlatıyor. Bir kadının, bir annenin mücadelesini anlatıyor. Aşkını anlatıyor. ‘Lo Lawo’ bir aşk hikayesi, onu eşim için yazmıştım. ‘Ax’ gurbeti anlatıyor, bir göç hikayesidir. Bir yerlerde kendini sürekli kovulmuş halde bulmak, sürekli bir çocuk gözünden, bir çocuğun kalbinden yazılmış bir şarkı. Tüm şarkıların böyle hikayesi var” şeklinde konuştu.

‘Çocukluğumda yaşadığım göç, acı vericiydi’

“Çocukluğumda yaşadığım göç, gerçekten acı vericiydi” diyen Tara Mamedova şöyle devam etti:

Hiçbir zaman unutmuyorum, bahçemdeki kaysı ağaçlarını, çekirdeklerini, çocukluğumu… O dağları, o çiçekleri, o özgürlüğü hiçbir zaman unutmayacağım. Bu yüzden bugün kendi şarkılarımın çoğunda özlem var. Hatta bazı arkadaşlar ‘senin şarkıların, bizim şimdiki gençlerin şarkıları değil de sanki babalarımızın yazdığı şarkılardır’ diyor. Maalesef benim hayatım biraz öyle. O yolda ilerlemeye çalışıyorum.

Mamedova, Kürtçe, Rusça ve Fransızca şarkılar seslendiriyor

5 dil bilen Tara Mamedova, Kürtçe, Rusça ve Fransızca şarkılar seslendiriyor. Kürtçe ağırlıklı şarkı söyleyen Mameodova, “İlk albümlerimde sadece Kürtçe okudum, çünkü bizim Kürtçeye, Kürtçenin de bize ihtiyacı var. En rahat ettiğim odur, özlediğim odur, şarkılarımın yazdığım dil odur. Bildiğim dillerde şarkı söylüyorum. Bildiğim dillerde daha çok hissediyorum, daha doğru olduğunu düşünüyorum. Sahnede canlı performans albümünde Rusça söyledim, Fransızca söyledim. Fransızca olan şarkıyı da kendim yazdım. Fransızca ve Kürtçe karışımı bir şarkıydı ve bir kadın hikayesiydi. Ama sahnelerde birçok dilde şarkılarımı söylüyorum” dedi.

‘Sahne ve müzik yaşamaktır, özgürlüktür, ülkemdir, dilimdir ve benim’

Hayatın bir bütün olarak zorluklarla dolu olduğunu kaydeden genç sanatçı şunları söyledi:

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, hem kadın olarak hem erkek olarak hem çocuk olarak sürekli hayatta kalabilme çabasındayız. Hiçbirimiz rahat değiliz, hiçbirimiz özgür değiliz, hiçbirimiz huzurlu değiliz. Çünkü dünyada yaşadığımız kadın katliamları, çocuk katliamları her açıdan baktığımızda bizim içimiz rahat değil, olmayacak gibi de görünüyor. Ama biz kadın olarak doğuracağımız erkekleri daha iyi insan olarak yetiştirmemiz lazım diye düşünüyorum. Bunun için kendimizi geliştirmemiz lazım. Bir kadın olarak ben sahneye çıkıyorum, ben bu cesareti annemden aldım. Bu sahneye çıkmamam için çok uğraşıldı, hayatımda çok baskılar yaşadım. Hiçbir zaman o baskılara baş eğmedim, eğmeyeceğim de. Çünkü herkes eninde sonunda sizi kabul etmek zorunda. Sahneye çıkınca tamamen bir kuş oluyorum, uçuyorum, düşünmüyorum, hiçbir şey düşünmüyorum. O an sadece içimden, kalbimden gelen sesi duyuyorum. Yaşamayı hissediyorum. Benim için sahne ve müzik yaşamaktır, özgürlüktür. Benim ülkemdir, benim dilimdir ve benim.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.