HÜDA PAR: Türkiye, iki sömürgeci arasındaki savaştan uzak durmalı

HÜDA PAR, "Savaş, Rusya-Ukrayna arasında cereyan ediyor olsa bile, temelinde Rusya ile ABD ve NATO arasında öteden beri devam eden hâkimiyet kavgasıdır. Türkiye, dünyanın iki sömürgeci kuvveti arasında cereyan eden bu muhabereden uzak durmalıdır." dedi.

SİYASET 01.03.2022, 04:34
HÜDA PAR: Türkiye, iki sömürgeci arasındaki savaştan uzak durmalı

HÜDA PAR, Ukrayna'ya yönelik Rus saldırıları başta olmak üzere iç ve dış gündemin öne çıkan konularına dair yazılı değerlendirmede bulundu.

Son dönemlerde sosyal medya üstünden oluşturulan yargısız infazlar, pis algı operasyonları ve linç kültürüne değinilen bildirimde, yargıyı, devlet kurumlarını ve toplumu harekete geçirebilecek bir güce erişen sosyal medyadaki bu operasyonların bir ileri aşamasının toplumsal linç durumu bulunduğu ifade edildi.

"Kapsamlı bir sosyal medya yasasına şiddetle gereksinim vardır"

Sosyal medya üstünden politikae, kurumlara, fertlere, toplumsal değerlere ve hem de yargıya oluşturulan müdahalelerin artışına ilgi çekilen bildirimde, "Hukuki kontrol ve ahlaki olgunluktan yoksun olan sosyal medyaya dair bir planlama yapılması toplumsal huzurun korunabilmesi amacıyla bir gereksinimtır. Medya tüketiminin sınırları hususunda ciddi bir belirsizlik söz hususudur. Genel edep ve ahlaka aykırı yayın ve paylaşımlar her geride bıraktığımız gün daha da artarken mahkemeler talep etmesine karşın bu suçların faillerine dair bulgular kurumlarla paylaşılmamaktadır." denildi.

Sosyal medya platformlarının, bireylerin ifade özgürlüklerinin mühim bir aracı bulunduğunun belirtildiği bildirimde, "Ancak hukuki kontrolden yoksun bir mecra olarak kullanılması telafisi imkânsız zararlara sebep olmaktadır. Sosyal medyanın başka toplumsal mecralarda bulunduğu gibi hukukla sınırlandırılması ve buralarda işlenen suçların soruşturulabilmesi amacıyla kapsamlı bir sosyal medya yasasına şiddetle gereksinim vardır. Bu yasa tarafların etkin katkıları ile politika kurumunun medya üstünde vesayet kurmasına yol açmayacak şekilde hazırlanmalıdır. İfade Hürriyetinin sınırları doğru belirlenmeli, bireylerin şeref ve haysiyetleri korunmalıdır." ifadelerine yer verildi.

"Son zamlar, uzun bir vakit daha ekonomide iyileşme olmayacağını gösteriyor"

Açıklamada, yüksek faizler, yüzde 50’yi bulan enflasyon, olması gereken seviyenin üstünde seyreden döviz kuru gibi etkenlerin dayattığı zorlu ekonomik şartların, gündemin en mühim hususu olmayı sürdürdüğü hatırlatıldı.

Açıklamada, "Yeni zamların tetikleyicisi durumunde olan elektrik, akaryakıt ve doğalgazdaki fiyat artışları, hükümetin ve Merkez Bankasının açıkladığı enflasyon hedefinin gerçekleşme olasılığını ortadan kaldırmaktadır. Yüksek elektrik faturaları ile ilgili oluşturulan açıklamalar ardından meydana gelen indirim beklentisi şimdilik karşılık bulmamışken akaryakıta oluşturulan son zamlar, uzun bir vakit daha ekonomide iyileşme olmayacağını göstermektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamanın devamında, "Hane halkının yanı sıra ufak esnafın elektrik faturalarını ödemekte zorlandığı, ufak ve orta ölçekli işletmelerin çarklarını döndürmekte güçlük çektiği bu dönemde alınabilecek en mühim önlem enerji ve akaryakıt fiyatlarını uygun civarda tutmaktır. Aksi durumda ekonomi üstündeki menfi etkisi nedeniyle dengeler bozulacak, istihdam ve enflasyon başta olmak üzere hedeflerden uzaklaşılacak ve yaşam pahalılığı tahammül sınırlarını zorlayacaktır." ifadelerine yer verildi.

Dini değerlere oluşturulan hakaretler

Halkın büyük çoğunluğunun benimsediği inanç ve değerlere, ideolojik bağnazlığın tutsak aldığı dayatmacı bir kesim doğrulusunda her fırsatta saldırılar yapıldığına ilgi çekilen bildirimde, dini değerlere pervasızca hakaret edenlerin ciddi bir yaptırımla karşılaşmamasının, ülkede ciddi bir hukuk probleminin var bulunduğunu meydana koyduğu belirtildi.

"Fikir ya da basın özgürlüğü denilerek toplumun inancına hakaret etmenin, iftira atmanın ya da çarpıtmanın meşrulaştırılmaya çalışılması, katiyen kabul edilemez." denilen bildirimde bunlar kaydedildi:

Siyaset, medya, akademi ve sanat çevreleri başta olmak üzere birçok alanda İslami değerleri açık bir şekilde hedef almaktan çekinmeyen kimseler hakkında hukuk işletilmediği için her seferinde saygısızlıklarının çıtasını daha da yükseltmektedirler. Cumhurbaşkanı ve diğer devlet büyüklerine ya da kurumlarına karşı hakaret suçu işlendiğinde veya 'Atatürk’ü Koruma Kanunu' ihlal edildiğinde hemen işletilen soruşturma mekanizmaları, söz konusu dini değerler veya şahsiyetler olunca aynı hassasiyetle devreye girmemektedir. Kendi toplumunun inanç ve değerlerine karşı bu kadar duyarsız kalmak, devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz. Devlet büyükleri ile toplumun kutsalları arasına bu şekilde fark koymak, büyük bir paradokstur. Bu hususlarda hukuk makamları üzerlerine düşeni yerine getirmelidir. Düşünce özgürlüğü, hiç kimseye toplumun kutsallarına hakaret etme hakkı vermez. Bu anlayışı tesis etmek, hukuk devletinin önemli bir sorumluluğudur.

"Cinsi sapıklığı normalleştirmeye çalışan zihniyetin asıl hedefi aile kurumu ve özellikle anneliktir"

Açıklamada, topluma sapkınlığı dayatan İstanbul Sözleşmesinin, her ne kadar yürürlükten kaldırıldıysa da eğitim kurumlarında bu sözleşmenin istediği ifsat edici çalışmaların devam ettiğine dikkat çekildi.

Ankara Üniversitesinin toplumsal cinsiyet eşitliği sertifikalı bir program hazırlamasının, bunun en açık örneği olduğu ifade edilen açıklamada, "Kavramlarla oynayarak fıtrata savaş açan, biyolojik cinsiyet yerine toplumsal cinsiyeti yerleştirmeye ve böylece her türlü cinsi sapıklığı normalleştirmeye çalışan zihniyetin asıl hedefi aile kurumu ve özellikle anneliktir. Anneliği yok etmek üzere tasarlanmış bir proje olan toplumsal cinsiyet eşitliğinin akademik kurumlarda bu şekilde itibar görmesi hayra alamet değildir." denildi.

Açıklamada, "Birçok üniversitede toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında dersler okutulup geleceğimiz olan gençlerin zihinleri bulandırılarak sapkın bir gençlik yetiştirilmek istenmektedir. Bilim, ilerleme ve teknolojinin merkezi olması gereken üniversitelerin bu şekilde ifsat yuvalarına dönüştürülmesinin gençliğimize ve memlekete bir faydası yoktur. İstanbul Sözleşmesinden çekilen imza, formalitede kalmamalı, bu sözleşmenin müzahiri olan bütün çalışmalar, eğitim merkezleri başta olmak üzere bütün kamu kurum ve kuruluşlarında durdurulmalıdır." ifadelerine dikkat çekildi.

"İşgalci rejimle tüm ilişkiler ivedi olarak kesilmelidir"

Filistin topraklarında işgal ve katliamı sürdüren siyonist rejimin, nükleer atıkları da Filistin’e karşı silah gibi kullandığına işaret edilen açıklamada, atıkların gömüldüğü topraklarda her yıl yüzlerce kişi kanser nedeniyle hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Katliamın her türlüsünü Filistin halkı üzerinde deneyen işgal rejiminin, insanlık suçu işlediğinin vurgulandığı açıklamada, "Tüm hukuki ve insani kuralları çiğneyen işgalciye karşı hâlâ somut bir adım atılmaması utanç vericidir. Siyonist rejimin işgali Filistin ile sınırlı değildir, işgal rejimi her fırsatta Suriye’deki saldırılarına devam etmektedir. İşgal altındaki Golan tepelerinde sözde yerleşimci sayısını iki katına çıkaracağını söyleyen siyonist rejim, Suriye topraklarına fiili olarak saldırarak uluslararası hukuku çiğnemektedir. İşgal rejimi durdurulmazsa bir virüs gibi bölgede yayılacak ve tüm İslam ülkeleri işgal ve katliamdan payını alacaktır. İşgalci rejimle tüm ilişkiler ivedi olarak kesilmelidir. Bölgesel iş birliği sağlanarak işgalci rejime karşı her türlü siyasi ve askeri tedbir alınmalıdır." denildi.

"İslam ülkeleri ivedi bir şekilde kendi birliklerini kurmalı"

Açıklamanın sonunda, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı hakkında şu görüşlere yer verildi:

"Aylardan beri savaş hazırlıkları yapan Rusya, beş günden beri komşusu Ukrayna’ya havadan ve karadan saldırmaya devam ediyor. Ukrayna’yı işgal etmeyi hedefleyen bu saldırının haklı bir gerekçesi yoktur. Savaş, Rusya-Ukrayna arasında cereyan ediyor olsa bile, esasında Rusya ile ABD ve NATO arasında öteden beri devam eden hâkimiyet kavgasıdır. Bu savaş, dünyayı kendi hegemonyalarına almak isteyen emperyalistlerin başka halklar ve devletler üzerinden kirli bir hesaplaşmasıdır. ABD ve Batı dünyası ilk günden beri savaşı teşvik etmiş, bir taraftan Rusya’yı tahrik ederken diğer taraftan Ukrayna’ya destek ve yardım sözü vermekten de geri kalmamıştır. Ancak savaş başlayınca da sözünde durmamış, Ukrayna’yı Rusya ile baş başa bırakmıştır.

BM, her zaman olduğu gibi karar alma mekanizmasındaki adaletsizlikten dolayı Rusya’yı kınayamamıştır. İlginç olan bir başka husus ise Rusya’nın saldırganlığı nedeniyle acilen toplanan BM oturumunu Rusya temsilcisinin idare ediyor olmasıdır. Bir kez daha görüldü ki, BM bu yapısı ile aslında dünyadaki zulüm ve adaletsizliklerin temel kaynağı ve meşrulaştırıcısıdır. Bu nedenle de dünyada barışı tesis etmesi mümkün değildir. Bu yapı acilen değişmelidir. Dünyadaki mazlum halklar, bilhassa İslam ülkeleri ivedi bir şekilde kendi birliklerini kurmalıdırlar. Emperyal güçlerin kendi çıkarları dışında bir emelleri hiçbir zaman olmamıştır. Türkiye, dünyanın iki sömürgeci gücü arasında cereyan eden bu savaştan uzak durmalıdır."

Yorumlar (0)
20°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Namaz Vakti 29 Mayıs 2022
İmsak 03:35
Güneş 05:29
Öğle 13:06
İkindi 17:05
Akşam 20:34
Yatsı 22:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@