Türkiye’de diyabet artış hızı Avrupa’dan 3 kat daha yüksek

Ülkemizde toplum sağlığı ve diyabet hastalığından korunmaya dönük yapmış olduğu etkili farkındalık çalışmaları ile bugüne dek pek çok ulusal ve global projeyi yaşama geçiren Türkiye Diyabet Vakfı, D 2020: Vizyon ve Hedefler Programı Sonuç Raporuna dair önemli açıklama yaptı.

SAĞLIK 22.11.2021, 20:08
Türkiye’de diyabet artış hızı Avrupa’dan 3 kat daha yüksek

Türkiye, dünyada diyabetin hızla yayıldığı ülkelerin başında gelmektedir. Özellikle Asya-Avrupa-Ortadoğu ülkelerinin kavşak noktasında bulunması, tarihte bu bölgelerin yaşam ve beslenme kültüründen etkilenmesi, son senelerde çok hızla ivme gösteren teknoloji ve modernizasyonun bireysel yaşam modelini olumsuz etkilemesi, diyabet insidansının artış hızını ciddi şekilde tetiklemektedir.

Türkiye’de diyabet artış hızı Dünya dan iki kat, Avrupa’dan 3 kat daha yüksektir

Bu noktada Türkiye Diyabet Vakfı toplumumuzun diyabet konusunda bilinç kazanması, diyabet artış hızının kontrolü, diyabetli hastanın bakım, izlem ve yaşam standardının artırılması için yol haritasını değerlendirmek amacı ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bürosu, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), Sağlık Bakanlığı ve 24 meslek kuruluşunun katılımı ile 2010 senesinde “DİYABET 2020;VİZYON VE HEDEFLER” projesini başlatmıştır.

Yapılan iki çalıştay sonrası 600 sayfalık iki kitap yayınlanmış olup, 2010-2020 seneleri arasında her sene Dünya Diyabet Günü’nde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve parlamenterler, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri, tıp uzmanlık ve meslek kuruluşları, hasta örgütlerinin katılımı ile “Diyabet Parlamentoları” düzenlemiştir. Ülkemizde diyabetin problemleri ve çözümleriyle yaklaşık 1200 sayfalık on kitap dökümante edilmiştir.

2021’de projenin 10.senesinin tamamlanmasıyla birlikte 12 ayrı çalışma grubunda yaklaşık 300 uzmanın katılımı ile ülkemizde diyabetin problemleri, çözüm tavsiyeleri konusunda tekrar toplantılar yapılmış, diyabet alanında devletin yükünün azaltılması ve hastaların eksik kalan ihtiyaçlarının giderilmesi, tedavi izlem ve yaşam standardının artırılması için alınması gerekli olan önlemleri tartışmış, tavsiyeler bir sonuç dökümanı olarak kitapta yayınlanmak üzere hazırlanmıştır. Büyük bir dokümantasyon olarak toplanan bu sonuçlar ülkemizde fotoğrafı kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve ingilizce olarak Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) gibi kurumlarla paylaşılacaktır.

Toplumsal Bilinci Yükseltmemiz Gerekiyor

Prof.Dr Mehmet Sargın Türkiye’de diyabetli hastaların yalnızca % 34 ü diyabet konusunda bilgi sahibi. Toplumsal diyabet farkındalığını daha sağlıklı fertlerin, diyabet açısından risk altındaki fertlerin, diyabetli fertlerin, sağlık çalışanlarının, sağlık yöneticilerinin ve devlet yöneticilerinin farkındalığı ile mümkün olacağına dikkat çekti. Bilinçlendirmede hasta eğitim ileri, e-nabız sisteminde sürekliliği olan tarama bilgileri, 1. Basamakta Aile Hekimlerinin takibi, sosyal ağlarda kontrollü iletişim ile çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini, bu konu da çalışan sivil toplum kurumlarıyla temasın arttırılmasının yararını vurguladı.

Diyabetten Korunmanın yolu Sağlıklı Beslenme ve Yeterli Fiziksel aktiviteden geçiyor

Türk toplumumuzuna hareket alışkanlığını kazandırmalıyız. Güneydoğu Anadolu mutfağından kaynağını alan milli fasfood diyabeti hızlandırıyor. Öte yandan büyük şehirlerdeki yüksek nüfus ve yeşil alanların azlığı düzenli spor ve aktiviteyi sınırlıyor. Prof. Dr İbrahim Şahin yerel idarelerin topluma hareketli yaşam imkanları sağlayacağı bisiklet kullanımı da içeren projelere öncelik vermesine vurgu yaptı. Eğitim kurumlarında ve toplu beslenme yapılan işyerlerinde daha sağlıklı beslenme işlerliği kazandırılması gerektiğini, buralarda diyetisyen bulunması gerektiğini söyledi.

Diyabetli hastanın bakım ve izleminde en önemli unsur diyabetli hastanın eğitimidir. Yeterli vakit ayırıyor muyuz?

Türkiye’de 8.5 000 000 ilaç kullanan diyabetli hastanın eğitimini 600 Endokrinoloji Uzmanı ve 650 Diyabet Hemşiresi ile yürütmek mümkün değil. Prof.Dr Oğuzhan Deyneli hasta eğitiminde diyabet eğitimli hemşirelerin ve diyetisyenlerin bulunmasının önemine, ayak bakımında podiatristlerin Türkiye’de hızla atanması gerektiğine, eczacıların daha aktif rol alabileceğine, uzmanlaşmış diyabet merkezlerinin yaygınlaştırılmasına acil ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Diyabetin farklı sağlık disiplinleriyle ekip işi olduğuna, uzmanlaşmış hemşire/diyetisyen/podiatrist hizmetlerinin geri ödeme kapsamına alınmasının gerektiğine vurgu yaptı.

Diyabet Tedavisinin Olmazsa Olmazı hastanın da dahil olduğu, emeğin ödüllendirildiği ekip çalışmasıdır

Prof. Dr Erol Bolu Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilerek bütünleşik sağlık hizmeti/ ekip hizmetinin verilmesinin sağlanmasına vurgu yaptı. Teletıp uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla hastaların evlerinde güvenilir ve dijital olarak takiplerinin mümkün olduğunu, ama bu alanda yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Hastanın aktif katılımının fark yarattığını, bunun da eğitim ile mümkün olacağını belirten Bolu dijital entegre hasta kayıt takibi, e-konsültasyon, pozitif performans uygulaması gibi uygulamalarla kronik hastalık kontrolünde hızlı yol alınabileceğini vurguladı.

Tedavide Verilen İlacın Başarısı Hastanın Eğitimiyle birleşince artıyor, hastaya nitelikli vakit ayırmak gerekmektedir

Sevk sistemi ile 1. Basamakta verimlilik sağlanmalı ve daha aktif hale getirilmelidir. Prof. Dr. Ahmet Kaya ve Prof. Dr. İlhan Yetkin iyi bir diyabet yönetimi için güncel, kolay, anlaşılır ve uygulanabilir rehberlerle beraber 1. Basamakta tedavinin başlanmasının önemine, 2. Ve 3. Basamağa çok gerekli vakaların sevk edilmesine, bu şekilde sistemde verimli bir akış sağlanacağına vurgu yaptı. Hasta-Hekim ilişkisinde kronik hastalık idaresinde, çoklu organ yetmezliği oluşturan diyabet gibi hastalıkların klinik değerlendirme, eğitim gibi hizmetlerinde zaman baskısının olumsuzluk yarattığını, Diyabet hastalarının takibi için merkezi kayıt sisteminin önemli olduğunu, diyabet konusunda yetişmiş yetkin sağlık çalışanı ve uzmanlaşmış merkezlerin yaygınlaşması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de hastanın ilaca erişiminde ciddi eşitsizlik var

Bazı diyabet ilaçlarının lüzumsuz yere aşırı sarfiyatı varken, bazı yeni ilaçlara ulaşımda ciddi engeller vardır. İyi tedavi edilemeyen diyabet, en yüksek ölüm nedenleri arasında olan pek çok kronik hastalığın hazırlayıcısıdır. Prof.Dr M. Temel Yılmaz diyabet alanında etki mekanizmaları ve etkinlik oranları birbirinden farklı onlarca yeni ilacın pazara girdiğini, fakat yeni pazara giren ilaçların çok büyük bir bölümünün ülkemizde bulunmadığını söyledi. Mevcut bazı ilaçların endikasyon dışı ve lüzumsuz yere aşırı kullanımının devletin ilaca yapmış olduğu ödeme yükünü artırdığını ve bu sebeple hastanın yeni tedavi seçeneklerine ulaşımını engellediğini paylaştı. Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu kıymetli çalışmalar olduğunu ama bu çalışmaların genişletilmesi diğer ilgili bakanlıkların, belediyeler gibi yerel idarelerin, STK’ların bulunduğu geniş platformların aktif hale getirilmesiyle obezite ve diyabetle mücadelede daha etkin adımların atılmasının mümkün olacağını söyledi.

Bilişim Çağına Hızlı Ayak Uydurabilirsek Diyabet Kontrolünde İşimiz Kolaylaşabilir

Prof. Dr. Mustafa Kemal Balcı Hızlanan internet uygulamalarıyla hem hastaların hem diyabet sağlık ekiplerinin online eğitimlerinin geliştirilmesi bu sorunla mücadeleye destek olacaktır. Online sağlık danışmanlık hizmetlerinin aktif ve doğru bir biçimde yürütülmesinin alt yapısının hızlı bir şekilde oluşturulması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de ülkemize özel maliyet-etkinlik analizleri ve sağlık ekonomi çalışmalarına ihtiyaç vardır
Diyabet ve komplikasyonları, yüksek tıbbi maliyetler, üretkenlik kaybı, erken ölüm ve yaşam standardının düşmesine yol açarak önemli derecede ekonomik yüke neden olmaktadır. Prof. Dr. Hasan İlkova maliyetin önemli kısmının komplikasyonlar(görme problemleri, böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalıkları, ayak-bacak amputasyonları) olduğunu vurguladı. Yani bu hastalık kontrol edilebilirse maliyeti azalır. Yeni tedaviler/cihazlar/programlar hastalara fayda sağlıyor, hastalığın direkt ya da dolaylı maliyetlerine kısa/orta/uzun sürede pozitif etki yapıyorsa, doğru sağlık teknolojileri değerlendirme metotları ile analiz edilerek hastanın tedavi seçeneklerine dahil edilmelidir.

Teletıp uygulamaları ve dijital diyabet eğitiminin önemi, Covid 19 pandemisi sayesinde bir kez daha anlaşılmıştır
Prof. Dr Selçuk Dağdelen ise teletıp konusuna değindi.

Teletıp, gerçek tıbbın yerini alamaz. Fakat kronik hastalık idaresinde hasta uyumunu arttırabilir, kronik hastalık engelleme programlarında faydalı olabilir. Teletıp uygulamaları için mevzuat boşluğu dolayısı ile hukuki ve etik kaygılar vardır. Glisemik kontrolsüzlüğün şiddetli olduğu kritik hastalık ve hastalarda hastaneye yatışı gerekli olan diyabetliler için “geçici” sensör ve pompa geri ödemesi, makul bir seçenek olarak muhakkak geri ödeme açısından değerlendirilmelidir.

Çocukluk çağı diyabetinde çağın gerisindeyiz

Glukoz Sensörleri halen geri ödeme kapsamında olmadığı için çocuklar günde 5-7 kez parmaklarını delmek mecburiyetinde kalıyor. İnsülin Pompası yaşam kurtarıcıdır. İnsülin pompasında hastanın üstünde kalan mali yük çok yüksektir. Bu iki konu da devlet desteğine acil gereksinim vardır. Prof Dr İlknur Arslanoğlu ‘Çağı yakalamak, hatta “gelişmiş” toplumların ötesine de geçerek örnek bir bakım programı oluşturmak ülkemiz için bir hayal değildir’ dedi. Ülkemizde insülin kullanan çocuk diyabetlilerin sayısının 20-25 000 dolayında olduğu düşünülmektedir. Bu nisbeten küçük ancak önemli grubun uygun denetleme şartları yaratılarak en gelişmiş diyabet teknolojilerinden faydalanmasının, çocuk endokrin merkezlerinde yeterli diyabet hemşiresi, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve teknik destek elemanı içeren sağlık ekibiyle desteklenmesinin kısa, orta ve uzun sürede sayısız toplumsal faydaları vardır.

Her Diyabetli Mücadelesinde kendi Hasta Haklarını Bilmelidir

Prof. Dr Şehnaz Karadeniz ise Hasta hakları ile alakalı düzenleme/yasalar gerçekleştirilirken konu ile alakalı sağlık uzmanları ve hasta örgütleri gibi sivil toplum kuruluşlarının talep ve görüşlerinin alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle geri ödeme sistemlerinde
mağduriyetlerin oluşmaması için saha tespitlerinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin diyabetle mücadelede başarı sağlaması için gerekli olan deneyimi, tecrübe ve kaynakları vardır. D 2020 projesiyle toplanan dokümantasyon, ülkenin diyabetle mücadelesinde önemli eksiklerin giderilmesi açısından stratejik veriler sağlamaktadır.

Yorumlar (0)
11°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8

Gelişmelerden Haberdar Olun

@