Kasım Süleymani suikastı Orta Doğu'da savaşı tetikler mi?

ABD'nin İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Heyeti Başkan Yardımcısı Mehdi el Mühendis'i Bağdat'ta suikasta uğraması tüm bölgeyi bir şok dalgasına soktu.

ÖZEL HABER 03.01.2020, 23:00 03.01.2020, 23:22
Kasım Süleymani suikastı Orta Doğu'da savaşı tetikler mi?

Suikast, İran'ı ekonomik olarak çökertme ayrıca Orta Doğu'daki kollarını kesme stratejisinin gölgesinde alınan tehlikeli virajların sonuncusu. Bu, tarafları savaş dahil daha da tehlikeli virajlara sokabilecek bir istikamet.

Hedefteki isimlerin ağırlığı, İran-ABD gerilimini yeni bir evreye taşırken, Irak-Amerikan ilişkilerine de taşınması zor yükler yüklüyor. ABD ile 1979'dan beri bir kapışma içinde olan İran, Süleymani ile beraber simgesel kayıplarından birini vermiş oldu. İran için bir genelkurmay başkanı ölseydi belki Süleymani'nin ölümü kadar sarsıcı olmayacaktı.

Irak da 2014'te Irak-Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı bir seferberlik hareketi olarak ön plana çıkan Haşdi Şabi'nin kilit komutanlarından birini kaybetti. Duygular her nekadar bölünmüş olsa da Irak'ın önemli bir kısmı için saldırı "IŞİD yenilgisinin intikamı" anlamına geliyor. Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi da bu algıyı yansıtan mesaj verdi:

Amerikan güçlerinin IŞİD'e karşı zaferin sembolü olan İran ile Iraklı şahsiyetlere suikast düzenlemesini şiddetle kınıyoruz.

Ayrıca Abdülmehdi saldırıyı Irak'ın egemenliği ve Amerikan güçlerinin ülkede bulunma koşullarının ihlâli olarak niteledi:

Resmi bir görevi olan Iraklı bir komutana suikast, Irak ile Irak halkına saldırıdır.

Suriye açısından da suikast; IŞİD, Nusra Cephesi/Heyet Tahrir el Şam ve El Kaide'ye sunulmuş bir hediye.

Bu suikastın yansımaları, İran ile Irak sınırlarını aşan boyutlarını da içeriyor. Suikast, 40 senelik İran-Amerikan kavgasını bitirecek olası diyalog kanallarını havaya uçurdu. Bölgesel düzeyde İran'ın vekil güçlerle Orta Doğu'daki süreçlere müdahale edebilme yeteneğini yok etmeye dönük stratejinin bir suikastla pratik bulması, Amerikan politikasının yarınına ve başarısına dair şüpheler doğurdu. Bu strateji daha kararlı bir güçle karşılaşabilir.

Irak özelinde de ülkeyi İran'ın nüfuzundan çıkarma ve Haşdi Şabi'yi dağıtma baskısıyla yükselen restleşmelerin sonucunda gelen suikast, bu ülkedeki Amerikan varlığına karşı cepheyi büyüteceğe benziyor.

ABD Başkanı Donald Trump

Bu noktaya nasıl gelindi?

Şuana kadar her iki taraf da doğrudan savaştan kaçınacak şekilde birbirinin ayağına çelme takıyordu. Birkaç senedir İsrail ve Körfez'deki Amerikan müttefikleri "Savaşın İran sokaklarına taşınması" yönünde Washington'ı yönlendirmeye çalışsa da 'kendini tutma siyaseti' değişmemişti. Fakat ABD Başkanı Donald Trump'ın baskıyla İran'ı masaya oturtma taktiğinin sert ve yıkıcı yanları, Tahran'ı daha da göze almaya itti. Körfez'de birkaç tanker ile Aramco tesislerinin hedef alınması Tahran'ın caydırıcı kapasitesini ve olası bir savaşın nerelere kadar uzanacağını gösterme çabası olarak yorumlanmıştı. Bir ABD insansız uçağını da düşüren İran, ABD'nin doğrudan savaşı göze alamayacağı varsayımıyla hareket ediyordu.

İran'ın 1979'dan bu yana en ciddi isyan dalgasına sahne olması, Irak'taki gösterilerin "İran'a defol diyen" bir itiraza dönüşmesi ve Lübnan'daki gösterilerle Hizbullah'ın köşeye sıkıştırılması, İran ve müttefikleri arasında Amerikan-İsrail komplosu olarak okundu. Bu tablo İran'ı agresif tepkilere yöneltti.

Bu süreçte Irak'ta da ABD'nin IŞİD'den daha tehlikeli bulduğu Haşdi Şabi'yi dağıtma baskısı ve buna karşı da Irak siyasetini felç etti. Haşdi Şabi'nin merkezleri İsrail saldırıları sonucu vurulurken Amerikan üsleri de milis güçlerinin roket saldırılarına maruz kaldı. İran-Amerikan nüfuz savaşı, Abdülmehdi'nin istifasından sonra yeni hükümet kurma sürecinde daha da kızıştı. Tüm bunların gölgesinde 27 Aralık'ta Kerkük'teki üsse 30 roket saldırısıyla bir sözleşmeli Amerikan vatandaşı öldü, dört Amerikalı asker ile iki Iraklı asker yaralandı. İki gün sonra ABD misilleme olarak Haşdi Şabi'nin 45'inci bölüğü Hizbullah Tugayları'nı beş yerde vurup 25 kişiyi katletti, 55 kişiyi yaraladı. Amerikan elçiliğinin kuşatılması bu saldırının ardından geldi. Nihayetinde Süleymani ile Mühendis'in öldürülmesi gerilimi "gerekirse savaş" çizgisine taşıdı.

Kasım Süleymani ve Ayetullah Ali Hameney

Irak, ABD'ye cephe alabilir mi?

Peki, şimdi ne olacak? Savaş çıkar mı? Krizin nasıl şekilleneceği İran'ın vereceği yanıta bağlı. Doğrudan misilleme tarafları savaşa sürükleyebilir. Bu durum İran'ı zor bir yol ayrımına da getiriyor. Kendi tecrübelerinden şaşmaz sa acele etmeyip daha sofistike yanıtlar verebilir. Bu geleneğin genelde yangının ana karadan uzak yerlerde vekiller eliyle çıkarılmasını öngörüyor. Yine de öngörülemezlik bu süreci tanımlayan yegâne şey. Farklı coğrafyalarda ABD'in hesaplarına çomak sokan bu gelenek, Orta Doğu'nun sınırlarını aşan yeni bir yönelim de kazanabilir.

Saldırının başta Irak ve Suriye olmakla beraber sıcak bölgelere de yansımaları olabilir. Bir kere saldırılar, bölgedeki Amerikan askeri, diplomatik ve ekonomik varlığını açık hedef haline oturttu.

İran mağduriyetini kullanarak Irak siyaseti üzerindeki nüfuzunu daha da yükseltebilir. Muhtemel stratejisi, ABD'nin Irak ve Suriye'den çekilmesini sağlayacak baskı mekanizmalarının kurulması veya tehdit edici ortamların yaratılması yönünde şekillenebilir. Irak Meclisi'nde Amerikan güçlerinin çekilmesi yönünde kadük bırakılmış bir tasarı mevcut. Haşdi Şabi'nin siyasi uzantıları, ABD ile imzalanmış Güçlerin Statüsü Anlaşmasının (SOFA) iptal edilmesi ve Amerikan güçlerinin çıkarılmasına yönelik yeni bir çalışma başlattı. Üslere saldırılar ve suikast, Amerika ile ortaklığı önemseyen siyasi aktörlerin de elini güçsüzleştiriyor. Sonuçta Haşdi Şabi kontrol dışı unsurları ile yasal olarak Irak savunmasının bir parçası. Mehdi el Mühendis de resmen komutan. Mühendis, 2011 yılında Beyaz Saray'da ağırlanan Irak heyetinde de yer almıştı.

Ama İran arkasına aldığı rüzgara rağmen Irak'ta istediği sonucu hemen alamayabilir. Irak, ABD'yi doğrudan karşısına alamayacak kadar kırılgan ve parçalı. ABD'nin eğitim desteği verdiği Irak güvenlik birimleri de 2003 yılındaki çöküşten beri hala zafiyetler barındırıyor. İçerdeki mezhebi-etnik bölünmüşlüklerin tekrar çatışmaya dönüşmesi ihtimalinin yanı sıra IŞİD'in dönüşü de uzak bir senaryo değil. Daha önce Irak'ın bu olağanüstü kırılganlığını idare etmek ve bundan göreceli istikrar çıkarmak ancak ABD ile İran'ın örtülü işbirliği sayesinde mümkün olabilmişti. Nüfuz kavgasının çatışmaya dönüşmesi Irak'ı 2014'ün koşullarına döndürebilir.

Tahrandaki protestolarda ABD bayrağı yakan göstericiler

Kendini tutma siyaseti bitti mi?


İran'ın meseleyi tırmandırabileceği senaryosundan gidilirse, ABD'yi 1983'te Beyrut'u 241 askeri kayıpla terk etmek zorunda bırakan bombalı saldırının bu coğrafyada tekrarlanmayacağının garantisi yok.

Suriye'de de ABD'nin askeri varlığına karşı İran, Suriye ve Rusya arasında koordinasyon artabilir.

İran'ı iki kez düşünmek zorunda bırakacak koşullar ise kendini tutma siyasetine dönüşü telkin ediyor.

Onlarca sene içinde kazanılmış nüfuz alanı dikenli bir sahaya dönüşebilir. Irak'ta dışardan müdahaleleri kabul etmeyen milliyetçi itirazın yükselişi, Amerikan faktörü devreden çıksa bile İran'ın işini kolaylaştırmayacaktır.

Lübnan'da da son gösteriler sırasında mezhebi fay hatlarını harekete geçirildiğinde rüzgarın Hizbullah'ın aleyhine nasıl dönebileceği görüldü. İran'ın yönetebileceğinin ötesinde bir gerilimi hareketlendirmesi, sözüne ettiğimiz tecrübeyle uyumsuzluk arz ediyor. Yani İran nüfuzunun 2003'ten beri kazandığı coğrafi genişleme ve derinlik daha temkinli olmayı gerektiriyor. Çünkü Tahran'ın kaybedeceği stratejik unsurlar çoğaldı.

İran silahlı kuvvetlerinin yapısı

İran çekilir mi?

İran'ın yanıtının ne olacağını kestirmek zor da olsa suikastın, Tahran'ı Orta Doğu'dan çekilmeye zorlayacağını söylemek mümkün değil. Süleymani'nin yerine hızla yardımcısı İsmail Gani'nin atanması, İran'ın Orta Doğu'da ABD'nin önüne çıkmaya devam edeceğine bir kararlılık gösterisi.

Saldırının İran iç siyasetine yansıması da Trump'ın arzu ettiği yönde de olmayabilir. "Büyük Şeytan'a karşı koyma" söylemi her daim rejime, kitleleri kendi etrafında mobilize etme imkanı verdi. Son derece popüler olan Süleymani'nin etkisi, zor olan zamanlardan geçen sistemin kozu olacaktır. Rejimin meşruiyetine yönelik artan itirazlar da ayrıca gerilimin gölgesinde geriletilecektir.

İran'ın zorda kalması, ABD'nin unsurlarının güven içinde hareket edebileceği anlamına gelmiyor. ABD yönetimi bir seçenek olarak bölgeye daha fazla asker ve istihbaratçı yığıp İran'ı kuşatma stratejisini sürdürebilir. Fakat bu seçenek, Amerika'yı Orta Doğu'daki askeri kapasitesini azaltıp Asya'da Çin'i karşılama stratejisinden uzaklaştırabilir. İkinci bir seçenek ise olarak Trump yönetimi, Süleymani'nin öldürülmesini iç siyasette tüketim malzemesine dönüştürüp "Artık barış zamanı" da diyebilir.
 

Yorumlar (0)
12°
kapalı
Günün Anketi Tümü
Kanal İstanbul yapılsın mı?
Kanal İstanbul yapılsın mı?
Namaz Vakti 29 Ocak 2020
İmsak 06:43
Güneş 08:10
Öğle 13:22
İkindi 16:00
Akşam 18:24
Yatsı 19:46
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 19 41
2. Fenerbahçe 19 37
3. Başakşehir 19 36
4. Trabzonspor 18 35
5. Alanyaspor 19 35
6. Galatasaray 19 33
7. Beşiktaş 19 30
8. Göztepe 19 29
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 19 24
12. Denizlispor 19 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 19 18
15. Antalyaspor 19 17
16. Kasımpaşa 19 15
17. Ankaragücü 19 13
18. Kayserispor 19 11
Takımlar O P
1. Hatayspor 19 40
2. Erzurum BB 19 34
3. Bursaspor 19 33
4. Keçiörengücü 19 29
5. Adana Demirspor 19 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Ümraniye 19 28
8. Menemen Belediyespor 19 28
9. Altay 19 27
10. Giresunspor 19 27
11. Fatih Karagümrük 19 24
12. Balıkesirspor 19 24
13. İstanbulspor 19 20
14. Altınordu 19 20
15. Osmanlıspor 19 17
16. Adanaspor 19 14
17. Boluspor 19 14
18. Eskişehirspor 19 10
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 46
2. Barcelona 21 43
3. Sevilla 21 38
4. Getafe 21 36
5. Atletico Madrid 21 36
6. Real Sociedad 21 34
7. Valencia 21 34
8. Villarreal 21 31
9. Athletic Bilbao 21 31
10. Osasuna 21 28
11. Granada 21 27
12. Real Betis 21 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 21 23
15. Eibar 21 23
16. Real Valladolid 21 22
17. Mallorca 21 18
18. Celta de Vigo 21 17
19. Leganés 21 15
20. Espanyol 21 15
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@