Doğu Akdeniz’de herkes birbirini yayılmacı güç olarak görüyor, gerilimden çıkış yolu diplomasi’

İsrail’in bölgesel dengeleri değiştirebilecek şekilde normalleşme adımları attığı bir dönemde Hamas’la görüşen Türkiye, ABD ile karşı karşıya geldi. Son tezahürü ABD-Türkiye gerilimi olan ‘çoklu çıkar çatışması’ denklemine karşı Türkiye’nin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini Dr. Yasin Atlıoğlu, Sputnik’e anlattı.

ÖZEL HABER 26.08.2020, 19:44 26.08.2020, 19:53
Doğu Akdeniz’de herkes birbirini yayılmacı güç olarak görüyor, gerilimden çıkış yolu diplomasi’
© Twitter

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çok taraflı güç mücadelesi sebebiyle içinde bulunduğu gerginliklere bir yenisi daha eklendi. İki Hamas liderinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ağırlanmasına ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki geldi. ABD Dışişleri “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu terör örgütüne süregiden desteği sadece Türkiye'nin uluslararası toplumdan tecrit edilmesine hizmet ediyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’den de bu açıklamaya tepki gecikmedi. Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD’ye “Cumhurbaşkanımızın Hamas yetkililerini kabulüne ilişkin olarak ABD Dışişleri haddini aşan bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamayı külliyen reddediyoruz" yanıtını verdi.

Doğu Akdeniz’deki çok yönlü gerilim

Söz konusu gerilim, Türkiye’nin bir yandan Yunanistan’la restleşmesinin sürdüğü, bir yandan Libya’daki çok taraflı çatışmaya müdahil olduğu ve öte yandan da İsrail’in bölge ülkeleriyle bölgesel güç dengelerini değiştirecek anlaşmalar yaptığı bir dönemde gelmesi sebebiyle önem arz ediyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu çoklu gerginliğin olası gidişat, sonuç ve çözümünü Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Yasin Atlıoğlu, Sputnik’e anlattı. 

‘Türkiye, Doğu Akdeniz’deki karmaşa ortamında kendine bir yer açmaya çalışıyor’ 

Atlıoğlu, Doğu Akdeniz’in dünyanın en önemli “rekabet merkezi” haline geldiğine işaret ederek bölgedeki denklemi şu sözlerle anlattı: 

“Türkiye, Libya, İsrail, Mısır, Lübnan, Suriye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a ek olarak Batılı devletlerle Rusya, Çin gibi aktörlerin de Doğu Akdeniz’e müdahil olması sebebiyle, bölge dünyanın en önemli rekabet merkezi haline gelmiş durumda. Bölgede çok karmaşık bir mücadele var. Bu aktörler arasında net bir kutuplaşma da henüz yok. Mesela Rusya’nın İran’la da Suriye’yle de ilişkileri var. Ancak Batı bloku içinde olan İsrail’le de ilişkileri var. Birlikte hareket eden net bir Batı bloku da yok. Fransa ve ABD’nin de çıkarları bir değil. Hatta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Lübnan ziyareti Suudi Arabistan’ı rahatsız etti bile diyebiliriz. İsrail de Fransızların Lübnan’daki varlığından memnun kalmadı. 

Türkiye, bu karmaşık denklemde kendine yer açmaya çalışıyor. Türkiye, 2016’dan sonra Suriye’de askeri güçle kendine bir alan açtı. Türkiye, Libya’da da benzer adım attı. Bütün bunların haricinde karmaşık bir Filistin konusu da var. 2011 öncesi Filistin’le ilgili söylem düzeyinde girişimleri olan Türkiye, o dönem İsrail’le de bağlantısını kesmeden daha çok bir arabulucu rol üstleniyordu. Ancak bugün bu karmaşa ortamı içerisinde tek başına Filistin’i destekler gözükmek bile bir mesele. Çünkü Filistin’i destekleyen Suudi Arabistan ve Mısır’la da Türkiye’nin ilişkileri çok gergin. Yani Filistin’i destekleyen ülkeler de tek cephe değil.”

‘Bölgedeki gerilim sebebiyle dikkatler bu denli Türkiye-Hamas görüşmesinde toplandı’ 

Atlıoğlu “Türkiye daha önce de Hamas’la ilişki kurdu. Çok eskiye götüreyim, yaklaşık 15 yıl önce de Hamas seçimleri kazandığında Halit Meşal, Ankara’ya ziyarette bulunmuş ancak Amerika’nın baskısıyla adam hiç kimseyle görüşemeden geri gönderilmişti. Batı’nın Hamas algısı ‘terörist örgüt’ algısıyla örtüşüyor. Burada Fransa biraz ayrışsa da İngiltere’den tutun ABD’ye kadar hepsinin algısı böyle. Türkiye ise bu olaya farklı bakıyor. Basın yansıyan bu gibi haberler, halihazırdaki konjonktür içerisinde oluşan gerginliğin bir sonucu. Çünkü herkes birbirini ‘yayılmacı güç’ olarak görüyor. Bölge son derece gergin olduğu için Türkiye‘nin Hamas’la görüşmesi de bu kadar su yüzüne çıktı” diye devam etti. 

‘Diplomatik adımların önemi unutulmamalı’ 

Türkiye’nin diplomasiyi daha etkin bir şekilde devreye sokması gerektiğine işaret eden Dr. Atlıoğlu, “Türkiye diplomatik köprüleri yeniden inşa etmeye nereden başlamalı?” sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

Türkiye, öncelikle bölgede etkili olan ancak ilişkilerinin tamamen koptuğu aktörlerle normalleşme sürecine girmeli. Zira Mısır’la Türkiye’nin birbirlerini yok sayarak politika uygulamaya çalışması iki tarafı da bölgede farklı bir yere götürebilir. Mesela Libya’da iki ülke arasında savaş çıkabilirdi. Büyükelçilik açılması gibi kritik adımlar atılabilir. Ancak bunun öncesinde gerekli ortam hazırlanmalı. Bu bahsettiğim sadece Mısır’la değil, İsrail’le de yapılabilir. İsrail’i yok sayarak bu işi yürütmek mümkün değil. Rusya bütün aktörlerle, öyle veya böyle, temasta. Türkiye de bunu daha önceleri yapabiliyordu. Bunu yeniden yapabiliyor olmak lazım. Katar’ı kaybetmeden Suudilerle de normaleşebilmeliyiz. Kapalı kapılar ardından bu işlerin çözülebileceği yeniden hatırlanmalı.”

‘Türkiye, Lübnan gibi bölge ülkelerine mezhepler üzerinden dahil olmaya çalışırsa bu hoş karşılanmaz’ 

Türkiye’nin bölgede Lübnan gibi bölge ülkelerine mezhep grupları üzerinden müdahil olmaması gerektiğinin altını çizen Atlıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: 

“Lübnan, tarihsel olarak Osmanlı yönetiminde kalmış bir bölge ancak diğer bölgelerden farklılıkları var. Hem Hristiyan varlığı sebebiyle Batı’yla yoğun ilişkileri olan hem hassas mezhepsel dengeler üzerinde ayakta kalan bir zayıf bir devlet yapısı söz konusu. Bir çok aktör de Lübnan’a mezhepler üzerinden müdahil olmaya çalışıyor. İran Şiiler ve Hizbullah, Suudiler Sünniler, Fransızlar Maruniler üzerinden bunu yapmaya çalışıyor. Türkiye’nin Lübnan için de bir felaket sayılabilecek olan  Suriye’deki iç savaşta Sünni muhalefete destek verdiği izlenimi uyandırması, Lübnanlılardaki Türkiye’ye dönük olumlu bakış açısını yavaş yavaş dönüştürdü. 

Bu sebeple Osmanlı döneminden beri süregelen tarihsel travmalar yeniden ortaya çıktı. Şimdi çoğu Lübnanlının kafasında ‘Türkiye neden ülkeye müdahil olmak istiyor’ şeklinde soru işaretleri oluşmuş durumda. Türkiye’nin bu önyargıları 2011’den önce yaptığı gibi yumuşatması lazım. Elbette Türkiye’nin eğitim ve turizm alanındaki çalışmalarının yanı sıra ülkenin alt yapısına katkı sağlaması son derece olumlu. Ancak Türkiye orada belli bir mezhepsel grup üzerinden hareket etmeye kalkarsa o zaman bu doğal ve olumlu karşılanmaz.”

Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir

Yorumlar (0)
25°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Namaz Vakti 21 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:25
Öğle 13:11
İkindi 17:11
Akşam 20:47
Yatsı 22:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@