02.04.2020, 00:06

Koronavirüs kaygısı ve baş etme yolları

"Bir şey hoşunuza gitmediği halde sizin için hayırlı olabilir. Bir şey de hoşunuza gittiği halde sizin için kötü olabilir. Allah bilir ve siz bilmezsiniz." Bakara/216
Tarih boyunca insanlık bir çok salgınla mücadele etmiştir. Modern insan, sağlık sektörünün salgınların insanlara zarar veremeyecek kadar geliştiğini düşünüyordu. Öyle ki, bilimdeki gelişmelere nerdeyse kutsama atfediliyordu. 
Biz müslümanlar bile, neredeyse 'ölümsüz' bir islam yaşamaya başlıyorduk. Sohbet ve toplantılarda ölüm, ahiret, cennet, cehennem konuşuluyordu ama hemen ardından ev, araba, ikinci emeklilik ve çocukların akademik başarısı konuşuluyordu. Dünya bizi avucuna almıştı. 

Çin'de başlayıp dünyaya yayılan koronavirüs, hepimizin uykularını kaçırmaya başladı. Kaygı düzeyini, fobi boyutunda yaşamaya başladık. Artık psikoloji literatürüne koronavirüs kavramı kısa sürede girmişti.
Ölümü ve ölümden sonrasını düşünmeye kalmadan, "ölürsem çocuklarım ne olacak”, "onlara kim bakacak" kaygısını da hastalık derecesinde yaşamaya başladık. Sanki Rezzak ve Rahman bizmişiz, bugüne kadar biz olduğumuz için, çocuklarımız yaşamış gibi bir düşünceyle çocuklarım ne olacak derdine düştük. 

Modern insan şaşkın! Ölüm her yerden, hatta sevdiklerinden bile gelebilirdi. Toplantılar ve istemeye istemeye gidilen ve çoğu zaman davranış değiştiremeyip, tatmin sağlayan sohbetler iptal edildi - haklı bir şekilde- Artık ölüm korkusu hakimdi.
Bu virüs, öyle tehlikeli bir virüs ki temas yoluyla hemen bulaşıyor. O yüzden sosyal mesafeyi korumak, hayat kurtarmak anlamına geliyor. İnsanların birbirinden olabildiğince uzak durması ve kendini izole etmesi şart. Bununla beraber her gün güncellenen enfekte hasta ve ölüm haberleri herkeste ölüm korkusunu depreştiriyordu. 

Artık hafif bir baş ağrısı yada ateş "acaba" dememize neden olmaya başladı. Ya virüse yakalanırsam, ya bana da virüs bulaşırsa ya sevdiklerime virüs bulaştırırsam düşüncesi çoğu insanda, yoğun bir kaygıya neden olmaya başladı.
Kaygı bir yere kadar normal ve insanı tedbir almaya iteceği için yararlı bir duygu iken günlük rutini bozacak şekildeki kaygı kişiyi yorar.  Kaygı insan beyninin bizi endişeye karşı koruma şeklidir. Kaygı aslında beynimizin bizi korumak istemesidir ama gel gör ki gereğinden fazla kaygı iç dengeyi bozuyor.

Tüm dünya gözle görülmeyen bir virüsle baş etmeye çalışıyor. Bu virüs kibirlenen, narsistleşen, doğaya hükmettiğini düşünen insanın acziyetini ortaya çıkarıyordu. İnsan gerçekten de aciz ve güçsüz.

Kaygılıyız ve kaygılı olmamız da gerekiyor. Lakin bu kaygının, bizi esir almasına izin vermeyelim. Öncelikle ölümün belirlenmiş bir vakitte olacağına iman etmemiz gerekiyor. Allah ölümü ve yaşamı sebeplere bağlamış. Bu virüs yokken de insanlar, bir çok doğa olayı ve çeşitli hastalıklarla ölüyordu. Yakınlarımızı yine kaybediyorduk. Her gün trafikte, binaların önünden geçerken, karşıdan karşıya geçerken yüzlerce kez ölüm tehlikesi geçiriyorduk. 

O zamanlarda da kontrol tamamıyla bizde değildi şimdi de... Hiç bir zaman da kontrol tam olarak bizde olmayacak. Gücümüzü aşan durumlarda aşırı kaygılanmak bize bir şey katmadığı gibi yaşam enerjimizi de azaltır. 

Tüm insanlığın ağır bir imtihandan geçtiği şu günlerde virüs salgınına karşı evlerimizden ayrılmamamız ciddi önem taşıyor. Evde sıkılıp kendi kendimizi strese sokmanın bir yararı yok. Bize verilen her günün hesabı bizden sorulacak. Ölüm gelinceye kadar imtihanımız devam ediyor. Öyleyse belli bir program dahilinde, hayatın içinde kalarak kaygıdan korunabiliriz.

Krizi fırsata çevirme ve yoğun kaygıdan korunmak için; 

•    Aile fertlerimizle daha çok vakit geçirme fırsatımız var. Tartışma ve çatışmalardan kaçınarak aile bağlarımızı güçlendirmeye çalışabiliriz.

•    Ailece ve fert olarak Arapça ve meal Kuran okumaları yapabiliriz.

•    Yine beraber ve bireysel olarak, kitap okuma saati olmalı. Okunacak kitaplar; hikaye roman, macera, siyer, sahabe hayatıyla ilgili kitaplar olabilir.

•    Hem farz hem nafile namaz oruç gibi ibadetlerimizi arttırabiliriz, huşu içinde yerine getirmeye özen gösterebiliriz.

•    Çocuklarımızın oyunlarına katılabilir, gerektiğinde oyunlar kurarak (kutu oyunları,puzzle vs) onlarla güzel vakit geçirerek ilişkimizi zenginleştirebiliriz.

•    Günde en az bir saat egzersiz yapabiliriz. İhtiyaçtan fazla, yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durabiliriz, doymadan sofradan kalkma alışkanlığı kazanabiliriz. 

•    Sosyal medya perhizi yapabiliriz. Kasıtlı olumsuz haber yayanları engelleyebilir ve telefondan uzak durabiliriz. Bu şekilde zihinsel hijyene dikkat edebiliriz. Günde 2-3 kez, toplamda 30-40 dakika sosyal medyada haber takip etmek yeterli.

•    Evde olduğumuz bu dönemde, her gün 3-4 eş, dost, akrabayı arayabiliriz. Hal hatır sorarak ihtiyaçlarını gidermeye çalışabiliriz. Birilerini aramak bize de aradığımız kişiye de iyi gelecektir. 

•    Zihnimize hücum eden olumsuz düşünceleri yakalayarak kağıda dökme yoluna gidebiliriz. Böylelikle zihnimizi zehirleyen düşünceleri tanıyabilir ve kendimizi motive edebiliriz.

•    Uyku düzenine özellikle dikkat edilmeli. Uyanma saatimizin belirli olması bu süreçte ekstra önemlidir.

•    Yeteneklerimiz doğrultusunda daha önce yapmak isteyip de yapmaya fırsat bulamadığımız hayallerimizi, hedeflerimizi, hobilerimizi (Kuran öğrenme, dil öğrenme, elişi vs) hayata geçirebilir en azından ilk adımını atabiliriz.

Yorumlar (3)
Melek 2 ay önce
S.aleyküm hocam kalemineze yüreğineze sağlık çok güzel tavsiyeler gerçekten
Veysi yildiz 2 ay önce
Aleyküm selam Allah razı olsun.
Kevser Aydın 2 ay önce
Çok güzel bir anlatım olmuş kaleminize sağlık.
13°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
COVİD-19 aşısı üretilse, aşı olur musunuz?
COVİD-19 aşısı üretilse, aşı olur musunuz?
Namaz Vakti 25 Mayıs 2020
İmsak 03:40
Güneş 05:32
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:30
Yatsı 22:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@