26.10.2020, 13:13

"İYİLİĞİ EMRETMEK VE KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEK" DİNÎ LİTERATÜRDE NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

Öncelikle belirtmiş olalım ki, yüce dinimiz İslâm'ın en temel prensiplerinden biri de "emr-i maruf ve nehy-i münker" mükellefiyetidir. Al-i İmrân Sûresi'nin 110'ncu ayetinde bu sorumluluk "emrivaki hitap kipi" ile dile getirilmektedir. Yani bu ilâhî görevin ifası yaptırım gücünün (siyasî erkin) varlığını zorunlu kılmaktadır. Bireysel sorumluluk kapsamındaki "emr-i maruf ve nehy-i münker" mükellefiyeti tavsiye niteliğindedir. Sosyal ilişkilerde bunu baskı unsuruna dönüştürmek zorbalık anlamına gelir. (Elbette bu işin istisnası da vardır. Her hangi bir şiddet eylemine engel olmak gibi.) Bir başka husus, ebeveynler olarak çocuklarınıza ahlâkî motivasyona ilişkin yönlendirme ve müdahil olma hakkınız vardır. Fakat burada bile baskıcı, şiddet içerikli ve nobran bir tutum değil de sevecen bir otorite kullanmalısınız. "Sen Allah'tan bir rahmet olarak onlara yumuşak davrandın. Eğer katı ve baskıcı bir tutum sergilemiş olsaydın etrafından dağılırlardı." (Âl-i İmrân:159) İnsanî ilişkilerde bu davranış şekli Kûr'ânî bir kriterdir. Hatta "Dinde zorlama yok." (Bakara:256) ilkesi de sosyal ilişkiler muvacehesinde uyulması gereken temel bir kuraldır. Şu hâlde emrivaki hitap kipi ile muhatap olduğumuz söz konusu ilâhî buyruğu nasıl anlamalıyız? Bakınız, yüce dinimiz İslâm toplumsal düzenimizin tanzimine ilişkin bir hukuk sistemini, bir anayasal düzenin temel prensiplerini bizlere sunmaktadır. Toplumun ve sosyal hayatın insicamı ile ilintili her bireyin (trafik kuralları dahil olmak üzere) zorunlu olarak uyması gereken hukuk kuralları vardır ve bunları ihlâl etmeye kimsenin hakkı yoktur. İhlâl edildiklerinde ise yaptırım ve cezaî müeyyideler devreye girmektedir. İnsan anti sosyal bir varlık değil ki tek başına yaşasın. Onun bir ailesi olduğu gibi bir de içerisinde bulunduğu  toplumu vardır. Aynı şekilde her toplumun güvenliğe, sosyo-ekonomik refaha ve insicama ihtiyacı vardır. Toplum içerisinde ve kamusal alanda istikrarlı bir hayat yaşamak istiyorsak, toplumu huzur ve güvenlik içerisinde tutacak olan kurallara riayet etmemiz kaçınılmaz bir görevdir...

Öncelikle şunu belirtmiş olalım ki, toplumdan kastımız İslâm ümmetidir, akabinde ise bütün dünya insanlığıdır. Bakınız, Yüce Rabbimiz, "Sizin ümmetiniz bir tek ümmettir." (Mu'minun:52) diye buyuruyor. Yani "Sizin toplumunuz bir tek toplumdur." Bu toplumun, bu ümmetin en belirgin özelliği "hedef birliği" (toplumsal mutabakat) içerisinde olmasıdır. Hedef birliği aynı zamanda "aidiyet birliği" anlamına gelir. Şöyle ki, aynı değerler etrafında toplumsal konsensüs oluşturarak medeniyet ve uygarlık yolunda ilerleyen ve diğer halklar nezdinde ilâhî ayrıcalığı olan seçkin "rol-model" bir toplum...

Bu aynı zamanda bu görev dünya halklarına karşı ilâhî garantörlük hakkıdır. Yani insanların, diğer canlıların, tarım arazilerinin, ekolojik dengenin ve yeraltı kaynaklarının güvenlik ve teminatı İslâm ümmetine ilâhî bir vecibe olarak tevdi edilmiş bulunmaktadır...

Öte yandan işgalci devletler de hükmettikleri halklar üzerinde kendilerine garantörlük hakkı vermektedirler. Oysa bu eşkiya sürüsünün işgalci olmaları hasebiyle böyle bir hakları yoktur. 
Emberyal ülkeler ellerindeki ezici güç ile durumdan vazife çıkarıp hükmettikleri ve tahakküm altına aldıkları halkların zenginliklerini talan etmek için coğrafî ve sosyo-kültürel dizaynlara girişmektedirler. Muvaffak olduklarında halkları ancak bu şekilde güder ve sömürürler. Yüce dinimiz İslâm buna müsaade etmemektedir. İslâm bütün sömürü ve zulüm düzenlerinin karşısındadır. Bu şer güçlerin bertaraf edilmesi için Allah Teâlâ biz Müslümanlara misyon yüklemiş bulunmaktadır. Bu nedenle, az önce söz konusu ettiğimiz gibi  tüm yeryüzünün garantörlük hakkı İslâm ümmetine tevdi edilmiş bulunmaktadır. "Siz İnsanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. İyi olan emreder, kötü olanı bertaraf edersiniz." (Âl-i İmrân:110) Görüldüğü gibi bu ayet-i kerime devlet mekanizmasının varlığını zorunlu kılmaktadır. Varsa koruyup idamesini sağlamak, yoksa tesis etmek ilâhî bir vecibedir. İslâm ümmeti bölge, sınıf, etnik köken, din ve mezhep farklılığı gözetmeksizin bütün dünya halklarının güvenliğinden ve sosyo-ekonomik gereksinimlerinden sorumludur. Saldırgan emperyal ülkelerin işgal ve talan girişimlerine son vermek; yine aynı şekilde yeryüzünde vahşi kapitalizmin sömürü düzenini bertaraf etmek İslâm ümmetinin sorumluluğunda olan ilâhî bir ödevdir. Örneğini verdiğimiz Al-i İmrân Sûresi'nin 110'ncu ayetini bu zaviyeden değerlendirmek zorundayız. Bakınız, bu konuda bizi teyid eden o kadar çok ayet-i kerime var ki, bunları aktarmamız makale sınırımızı aşar.. Yine de bu konuda iki ayet aktarmış olalım: "Yeryüzünde adaleti kaim kılmanız için Kûr'ân'ı ve mizanı indirdik." (Hadid:25) "Yeryüzünde fitneden (kötülüklerden) eser kalmayıncaya ve din hükümleri (ilâhî yasalarla belirlenmiş hukuk sistemi) Allah adına tatbik edilinceye kadar cihad ediniz. Eğer kötülüklerden vazgeçerlerse saldırı sadece zalimleredir." (Bakara:193) Böylesi bir medeniyetin, mirasın, ve böylesi bir sorumluluğun varisleriyiz. İslâm'ın teritoryal alanını ulus devlet normlarıyla sınırlamaya kalkmak bu muazzez dine en büyük ihanettir. İslâm evrensel bir dindir. Alanı bütün bir yeryüzüdür, muhatap olacağı hedef kitle bütün insanlık âlemidir... 

Allah Resûlü'nün Medine'de tesis etmiş olduğu İslâm Devleti'ni dar kapsamda bir site devleti olarak görmeyelim. Bu devletin tüm yeryüzünü kapsayan evrensel hedefleri vardı. Sevgili Peygamberimiz bu devletin temellerini böyle attı. İslâm Devleti'nin yol haritasını evrensel değerler üzerine belirledi. Bizzat kendisinin hazırladığı 52 maddelik bir anayasa metni ile değişik din mensuplarının, değişik ırk ve etnik kökenli halkların nasıl refah ve barış içerisinde yaşayabileceğinin algoritmasını insanlara sundu. Âl-i İmrân Sûresi'nin 110'ncu ayeti muvacehesinde hukukun üstünlüğü esas alınarak herkesin uymakla zorunlu olduğu "toplumsal mutabakat" oluşturuldu. Fakat ne yazık ki, Emevîler yeni inkişafa başlayan bu medeniyet ağacına öyle bir darbe vurdu ki, din adeta tersyüz oldu. Bu medeniyet ağacının (şecere-i tayyibe) gölgesi bütün insalık âlemini kuşatacak nitelikte iken, bu mutahhar ağaç Kerbelâ çölünde lime lime doğrandı. Neyneva çölüne düşen sadece İmâm Hüseyin'in kanı ve bedeni değildi, İslâm'ın kendisydi. Bu nedenle yüzyıllar boyunca muazzez dinimiz İslâm olması gerektiği yerde olmadı. İslâm gerçek temsilcileriyle birlikte mahcûr bırakıldı. Bir eksen kayması, bir fay hattı kırılması hem ümmeti hem dünya insanlığını öyle bir medeniyetten mahrum etti ki bunun ceremesini sadece İslâm ümmeti değil bütün insanlık âlemi çekmektedir... 

Hazım KORAL

Yorumlar (0)
10°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Namaz Vakti 29 Kasım 2020
İmsak 06:29
Güneş 07:59
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:45
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 9 20
4. Gaziantep FK 10 15
5. Başakşehir 10 14
6. Karagümrük 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Kasımpaşa 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Sivasspor 8 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 8 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. İstanbulspor 10 18
4. Ankara Keçiörengücü 10 18
5. Tuzlaspor 9 18
6. Samsunspor 10 17
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 10 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 11 10
14. Menemen Belediyespor 9 9
15. Bandırmaspor 10 8
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Liverpool 10 21
2. Tottenham 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 9 17
6. Everton 10 16
7. Aston Villa 8 15
8. Man City 9 15
9. West Ham 9 14
10. Wolverhampton 9 14
11. Leeds United 10 14
12. Newcastle 10 14
13. M. United 8 13
14. Arsenal 9 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Granada 9 14
8. Elche 9 13
9. Deportivo Alaves 11 13
10. Athletic Bilbao 9 12
11. Valencia 11 12
12. Getafe 9 12
13. Real Betis 10 12
14. Barcelona 8 11
15. Osasuna 9 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Levante 10 8
19. Huesca 11 7
20. Celta de Vigo 10 7
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@