Enerjide yanlış hesaplar, ağır faturalar

Abartılı büyüme tahminlerine dayandırılan enerji santralleri, küçülen ekonominin enerji talebinin düşmesi sonucu sıkıntılı zamanlar yaşıyor.

EKONOMİ 15.01.2020, 10:59
Enerjide yanlış hesaplar, ağır faturalar

Türkiye’de elektrik enerjisi üretimi ile çevre duyarlılığı sıkça çatışıyor. Derelerin, ırmakların üstüne kurulan irili ufaklı hidrolik santraller, bir yandan ciddi çevre sorunları yaratırken bir yandan da Güneydoğu’daki binlerce yıllık Hasankeyf örneğinde olduğu gibi tarihi, kültürel varlıkları sular altında bırakacak bedeller içeriyor. Kömür santralleri filtre kullanma maliyetinden kaçınmak için hükümetten kolaylıklar sağlarken, zehir kusan bacalar insan sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyor. Kurulu gücün çok altında bir üretim gerçekleşirken, bu kadar yatırım neden yapıldı soruları daha yüksek sesle soruluyor. Dahası, bu yatırımları yapmak için dövizle borçlanan firmalar bunalımda ve hükümetten, bankalardan yardım talepleri hızla yükseliyor. Abartılı büyüme tahminlerine dayandırılan bir kısmı ithal, bir kısmı çevre sorunu yaratan yerli kaynaklarla üretim yapan santraller, yavaşlayan, küçülen ekonominin enerji talebinin düşmesi sonucu zor zamanlar yaşıyorlar. 

Yıllık ulusal geliri 750-800 milyar dolar dolayında olan Türkiye’nin yıllık enerji tüketimi 140-145 milyon TEP (bir ton ham petrolden elde edilen enerji) dolayında ifade ediliyor ve bu enerji ihtiyacının dörtte üçlük kısmı ithal ediliyor. Enerji yönünde ağır bir dışa bağımlılığı var Türkiye’nin. Enerji ithalatı faturası, ülkedeki büyüme temposuna ayrıca dünya enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak değişmekle birlikte son yıllarda 43 milyar dolar dolayında. Bu, ülkenin yaptığı toplam ithalatın yüzde 20’sinden fazla. Başka bir ifade ile Türkiye, ithalatının beşte birini sadece enerjiye, özellikle petrol ile doğal gaza ayırıyor. En önemli tedarikçileri ise Rusya ile İran. 

Dörtte üçü ithalatla karşılanan enerjinin yaklaşık dörtte biri elektrik üretimi için kullanılıyor. Doğal gaz kullanan elektrik santralleri, %30’a yakın payıyla Türkiye’nin elektrik üretiminde ilk sırada. 

Türkiye, sanayide, konutta, ulaştırmada ve diğer alanlarda enerji tüketiminden azami tasarrufu sağlamak, özellikle ithalata bağımlılığını azaltma çabasında. Bu nedenle de elektrik üretimini artırmak, bunu da zaman içinde daha az ithal, daha çok yerli kaynaklarla; su, kömür ve daha çok da şu andaki payı yüzde 15’e yakın olan rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir kaynaklarla yapmak istiyor. 

1990’lı yıllarda devlet işletmelerinin hâkimiyetinde olan elektrik üretimi ve dağıtımı, özellikle iktidardaki Ak Parti rejiminde hızla özelleştirildi. Santrallar satılırken elektrik dağıtım işleri de belli firmalar arasında paylaştırıldı. Şu an elektrik üretiminde kamunun payı kurulu güçte % 21, fiili üretimde ise yüzde 15 dolayında. 

Enerji üretiminde üstünlüğün özel firmalara geçişi, özelleştirmeler ile de hızla kurulan santrallerle oldu. Hatta bu santraller öyle bir hızla kuruldu ki bir an geri dönüp bakıldığında ihtiyacın çok üstünde, üstelik dış kredi kullanarak kurulmuş devasa bir santral yatırımı ile karşı karşıya kalındığı, kurulu kapasitelerin üçte birinden fazlasını kullanmayı gerektirecek bir talep olmadığı anlaşıldı. 

Hesapsız enerji yatırımları, santral kurulumları abartılı iyimser yükselme hedeflerine ve onun öngördüğü enerji tüketim tahminlerine dayandırıldı. 2007-2013 döneminde senede % 7 gibi iddialı bir hedef koyan Ak Parti hükümeti, enerji talep ve yatırımlarında da bu büyümenin enerji talebini dikkate aldı ama gerçekte büyüme yıllık yüzde 5 dolayında kalarak 2 puan eksik gerçekleşti. 2014-2018 döneminde de hedef büyüme % 5,5 iken ancak yüzde 4,9 olarak gerçekleşebildi. Ne var ki enerji yatırımları bu büyüme hedeflerine nazaran yapılmıştı. 

Ne kadar olsa bugün Türkiye’nin elektrik santrallerinin kurulu gücü 90 bin MW. Ancak fiili üretimin proje kapasitesine oranı yüzde 65’den ibaret. Bu da önemli bir kurulu güç ataleti demek. Santral yatırımlarının ağırlıkla döviz kredisi ile yapılmış olması, 2018 ile 2019’da dövizin hızla fiyat artışı yaşaması, yatırımcıları büyük bir maliyet artışı ile karşı karşıya bırakmış durumda. 

Büyük enerji yatırımcılarından Eren Holding Başkanı Ahmet Eren, enerji şirketlerinin neyi öngöremediğini ve sorunların nereden kaynaklandığı sorularını şöyle yanıtlıyor: “Birincisi devlet, bu yatırımlara lisansı verirken bir makro plana bakıp Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre düzenlemeliydi. İkincisi, bankalar bize kredi verirken onların da buna bakmaları lazımdı. Biz ise bu geleceği tam olarak öngöremedik. Kredilerin bolluğu itti bizi bu işe. Ama şu anda bir fazlalık var. Bu fazlalık ne zaman erir? Tabii dört-beş sene sürecek. Firmaların yeni yatırım arayacak hâli de kalmadı.” 

Bir diğer bir önemli enerji yatırımcısı Limak Enerji Grubu CEO’su Birol Ergüven, gelecek yıllarda nereye gidileceğini kendisinin de öngöremediğini belirtirken, sektördeki temel sorunun sürekli arz artışına rağmen tahminlere uygun şekilde elektrik talebinin artmaması olduğunu açıkladı. Ergüven, oluşan düşük fiyatın yapılan yatırımlara olumsuz etkisine dikkat çekti. Ergüven, gelinen durumda “Özel sektör yatırımları yaptı çaresine baksın” demenin de kolay olmadığını, mevcut durumun yatırımcıların, politika yapıcıların ve bankaların birlikte ele alması gereken bir konu olduğunu belirtti.

Türkiye Bankalar Birliği Eylül 2019 verilerine göre elektrik sektörü için kullandırılmış kredi tutarı 200 milyar TL dolayında (yaklaşık 34 milyar dolar). Yalnız bu kredilerden geri dönmeyenler, toplamın yüzde 7’si gibi önemli bir büyüklüğe ulaştı. 

İnşaat sektörünün yanında, batık kredi sorunu önde olan enerji sektörü için bankaların kredilerini tekrardan yapılandırmaları, hükümetin firmalara elektrik fiyatlarının alımında belli kolaylıklar sağlaması gibi teşvikler hiç eksilmiyor. Ancak bazı inşaat firmaları örneğinde olduğu gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yönettiği Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) bazı elektrik şirketlerine de can simidi atacağından da söz ediliyor. 

TVF’nin öncelikle Kalyon Enerji’ye ortak olabileceği iddiası dolaşıyor. 500 megavatlık güneş ve 1000 megavatlık rüzgar enerjisi ihalelerini alan Kalyon Grubu’nun ortaklık ve finansman sorunları nedeniyle söz konusu yatırımlarında belirlenen sürede ilerleme sağlanamadığı bildiriliyor. Bu tıkanıklığın TVF’nin finansal katkısıyla aşılması umuluyor. 

Türkiye’yi 2002’den bu yana yöneten AK Parti, ilk yıllarda Türkiye’ye de uğrayan dış sermaye yatırımlarının sağladığı büyümenin sürekli olacağına güvenerek hedeflediği enerji yatırımları için özel sektörü seferber etti. Özelleştirmelere ek olarak başta hidrolik olmak üzere firmalara doğal kaynaklar tahsis edildi. Dışarıdan borçlanma neredeyse özendirildi. Ne var ki özellikle son beş yılda ne öngörülen büyüme hedefleri gerçekleşti ne de buna dayanarak yapılan enerji yatırımları sorunsuz ilerleyebildi. Yakın dönemde tüketilebileceğin çok üstünde santral kapasitesi oluşurken bu santrallerin yapımında kullanılan dış kredi, döviz fiyatlarının hızlı artışıyla yatırımcı firmaları daraltmış durumda. Hükümetin enerji sektörüne dönük geliştirdiği çeşitli teşvik, çevresel maliyetlere göz yumma, kaynak enjeksiyonu gibi desteklerin, darboğazdaki firmaların ne kadarına çözüm olacağı merakla bekleniyor.

Kaynak: Al Monitor
 

Yorumlar (0)
23°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Namaz Vakti 25 Haziran 2021
İmsak 03:25
Güneş 05:26
Öğle 13:12
İkindi 17:11
Akşam 20:47
Yatsı 22:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@