11.06.2021, 13:07

BURUK GAZZE ZAFERİ

Her başarı bir zaferdir elbette, fakat olması gereken elde edilenin ötesinde ve üstünde ise zaferi buruk karşılamanız da normaldir. Düşmanın bir hedefi var ve bunu gerçekleştirmek için saldırıya geçmiş, siz ise bütün imkânlarınızı seferber ederek direnç ve mukavemet gösteriyorsunuz, sonuçta 256 şehid vererek bi iznillah düşmanı geri püskürtmeyi başarıyorsunuz. Bu bir zaferdir. Fakat düşman geri adım atmakla birlikte boş durmuyor. Filistin topraklarına yerleştiği günden beri sürekli taktik değiştiriyor.

Her şeyden önce düşman hain ve kalleş. Öyle ki, kendi hedefine adım adım ulaşmak için çok yönlü çalışıyor ve en zayıf, en hassas noktadan saldırı yapıp sizi provake ediyor ki vereceğiniz tepki ile kendisine savunma hakkı doğmuş olsun! (Oysa işgalcinin "savunma hakkı" diye bir şey yoktur.

En son saldırısının gelişim sürecine baktığımızda önce en zayıf, en savunmasız küçük bir semtimiz olan Şeyh Cerrah mahallesinde naçar Müslümanların evlerini gasp etmeye kalkıyor. Burada evlerinden çıkmak istemeyen mazlum Filistinlilerle işgalci eşkiyalar arasında arbede ve  gerginlikler yaşanıyor. Bu hadiseler belirli süreden beri devam etmektedir. Öte yandan eş zamanlı olarak en hassas yerimiz olan Mescid-i Aksa'ya saldırıya geçiyorlar. Maksatları El-Halil Mescidi'nin bir kısmını sinagog yaptıkları gibi aynısını Mescid-i Aksa'ya yapmak. Buradaki provakatif eylemlerden sonra İslâm dünyasından fiilî bir tepki gelmeyince Gazze'nin yiğit evlâtları Mescid-i Aksa'daki bu feryada karşılık füze ile tepki vermeye kalkışınca Siyonist çete bunu fırsata dönüştürüp Gazze'ye kara harekatı başlatacağını ilân ediyor. Niyeti zaten 2005 öncesinde olduğu gibi Gazze'yi işgal etmek. Fakat bir anda binlerce füze "Demir Kubbe" hava savunma sistemini delip Tel-Aviv, Yafa ve Aşkelon kentlerine düşmeye başlayınca panikleyen Knesset derhâl yeni bir karar alıp kara harekatından vazgeçiyor. Demek ki zor ve güç oyunu bozarmış. Merhum Erbakan Hocamız boşuna dememiş "İsrail ancak güçten anlar." Fakat ne var ki, bu kısmi güç sadece zalimi kara harekatından vazgeçirmiş, Gazze'yi uzaktan bombalamaktan vazgeçirmemişti. 11 gün boyunca mazlum Gazze halkını acımasızca bombaladılar. Bu süre içerisinde 77'si çocuk olmak üzere toplam 256 insanımızı şehit ettiler. Yüzlerce ev ve yüksek bina yer ile yeksan edildi. Ölüm kusan bombardumanlar altındaki Gazze'nin yiğit evlâtları direnmeye devam edip, kararlı bir şekilde ve kesintisiz olarak zalim işgalcilerin başlarına füze yağdırmaya sürdürünce sığınaklardan işgal hükümetine yönelik şiddetli bir şekilde itiraz sesleri de yükselmeye başladı. Bu sefer apar topar ateşkes ilân etmek zorunda kaldılar. Emellerine ulaşamadan geri adım attılar. "Muvaffak olamayacakları bir işe giriştiler."
Bunca kayıp ve yıkımlara rağmen zafer Gazze'nin olmuştu. Onun için biz buna "buruk zafer" diyoruz. Çünkü 77'si sabi/çocuk olmak üzere toplam 256 tane şehid ve enkaz yığınına dönmüş yüzlerce bina.. Olması gereken bu değildi. Merhum Erbakan Hocamız'ın D-8 kapsamında "İslâm Savunma Gücü" projesi vardı. Eğer bu proje hayata geçirilmiş olsaydı hiç kuşkusuz mazlum Filistin halkının makus talihi de değişmiş olacaktı. Bu proje şimdilik askıya alınmış bir köşede bekletiliyorsa hiç olmazsa Azerbaycan'a verdiğimiz SİHA'lardan birkaç tane Gazze halkına veremezmiydik? Ama olur mu, Amerika ne der?! Düşünebiliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Erdoğan bu bombardumanlar esnasında Siyonist çeteyi şiddetli bir şekilde (üst perdeden) kınayıp eleştirince melun ABD'nin başkan yardımcısı, "Hop bakalım, ileri gidiyorsun!" türünden çemkirmeye başladı. Erdoğan ise, "Bu işlenen cinayetler karşılığında alkış mı tutmalıydım?" diyerek cevap verdi. Sayın okuyucumuz şu yapılan alçaklığa bakar mısınız?  Bu cinayetlere ABD ortaklık etmektedir. Boşalan "Demir Kubbe" bataryalarını doldurmak için Siyonist çeteye bir milyar dolar vermeyi taahhüt ediyor. Yani, "Müslümanı vur, öldür, katlet, ben sana her türlü silahı vereceğim" diyor. Peki gâvur gâvurluğunu yapıyor, Müslüman ülkeler ne yapıyor? İslâm İşbirliği Teşkilatı nerede? Müslüman ülkeler ivedilikle/behemehâl akıllarını başlarına devşirmeli. Tek çare "İslâm Birliği", "İslâm Savunma Gücü", yoksa gâvur seni ezmenin, seni yok etmenin derdinde. 
Bakınız, ABD piyonu Arap ülkeleri bu cani İsrail ile "Yüzyılın Anlaşması" ve "İbrahim Anlaşmaları" gibi sözleşmeler yapıp masaya oturdular. Sözleşmelerden kısa bir süre sonra Şeyh Cerrah mahallesindeki Müslümanların evlerini barklarını gasp etmeye girişiyorlar, ardından Mescid-i Aksa'ya saldırıya geçiyorlar, olmadı Gazze'ye bomba yağdırmaya başlıyorlar. Filistin davasına ihanet eden bu Arap ülkelerinin haramî liderlerine sormak lazım! Sahi siz dostunuz İsrail ile neyin barış anlaşmasını yaptınız? "Sen vur, sen gaspet, sen öldür biz seyredeceğiz" anlaşması mı bu? Görülen bundan ibaret.
İslâm ümmeti olarak biz ne hâllere düşmüşüz. Üç buçuk soysuz Siyonist gözümüzün içine baka baka kardeşlerimizi katlediyor, biz ise nümayiş ve araç konvoyları yaparak öfkemizi dile getirip haykırıyoruz, hepsi bu kadar. İslâm İşbirliği Teşkilatı nerede? Müslüman ülkeler nerede? Sadece İran mı silah/füze vermeli? İran İslâm Cumhuriyeti mesûlleri durumdan vazife çıkarıp değil, bunu bir imânî vecibe olarak bilip bir şekilde Gazze halkına silah/füze ve mühimmat ulaştırıyor. Bunu gizleme ihtiyacı bile duymuyorlar.
Amerika efelenecekmiş, umurlarında değil. Zaten bugüne kadar kendilerine uygulanan ambargoların sebebi de Filistin davasına sahip çıkmalarından dolayı değil mi?
İran'ın yardımlarıyla bi iznillah düşman geri püskürtüldü.
Yani kısmî de olsa bir zafer elde etmiş olduk. 
Bakınız, şiddet ve sindirme operasyonları devam etmektedir. Ateşkesten bu yana nümayiş yaptılar gerekçesi ile Batı Şeria'da 250' nin üzerinde tutuklama hadisesi yaşandı.
Yani azgın ve zorba İsrail vahşi eylemlerine devam etmektedir
Bunu "güvenlik önlemleri" adı altında yapıyor. Yayılmacı politikalarını bu şekilde sürdürüyor. ABD ve Batılı ülkeler "İsrail'in kendisini savunmaya hakkı var" diyerek bu cani çetenin işlediği cinayetlere kahpece alkış tutuyor. Sonuç olarak İslâm dünyası Filistin davasına gereği gibi sahip çıkmadığı süre o topraklarda kan ve gözyaşı akmaya devam edecektir. Buruk bir zafer bizim için asla yeterli olmayacaktır.
Biz İslâm ümmeti olarak nihai zafere odaklanmalıyız. İsrail'siz bir dünya ancak bizim için zafer olacaktır...

Yorumlar (0)
30°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Kadın cinayetlerinin kaynağı nedir?
Namaz Vakti 30 Temmuz 2021
İmsak 04:05
Güneş 05:51
Öğle 13:16
İkindi 17:10
Akşam 20:30
Yatsı 22:08
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@