DOLAR
20,9567
EURO
22,4572
ALTIN
1.313,16
BIST
5.114,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C

Yaz geldi kuraklık tehdidi başladı |

Yaz geldi kuraklık tehdidi başladı |
20.05.2023 02:35
A+
A-
Okuma Süresi: 2 Dakika

Günden güne artan hava sıcaklıkları, kışın beklenen yağışların düşmemesi ve vahşi sulama, kuraklığın başlıca sebepleri arasında sayılırken şimdi de Güney Amerika üzerinden gelen sıcak hava dalgası eklendi.

Uzmanlar, bu yaz kuraklık tehdidinin etkisini daha da artırabileceği konusunda uyarıda bulundu.

“DOĞAL AFETLERE NEDEN OLMAKTADIR”

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, yaz aylarında hava sıcaklıklarında yükselmeler olabileceğini, bunun zararlarının önüne geçebilmek adına tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

İklim değişikliğine bağlı yüksek sıcaklıkların, yalnızca tarım ve su kaynaklarını üzerinde etkisi olmadığını, insanlar üzerinde de tehdit oluşturduğunu ileri süren Prof. Dr. Demir, “Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve küresel ısınma, yağış rejiminde değişiklik, sıcaklık artışı, kuraklık, doğal afetler gibi olumsuz etkilere sebep olmaktadır.” diye konuştu.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE HIZLI ADIMLAR ATILMALI”

Prof. Dr. Demir, sera gazlarının sebep olduğu iklim değişikliğiyle birlikte tarımsal verimlilik üzerinde etkili olan sıcaklığın, yağış miktarı ve güneşlenme süresini değiştirdiğini, deniz seviyesindeki yükselmelere bağlı bazı bölgelerin sular altında kalma riskiyle karşı karşıya kaldığını ve yeraltı sularının tuzluluk miktarının değiştiğini ifade etti.

Demir, “Bütün bu etkiler göz önünde bulundurulduğunda iklim değişikliği tarımı, gıda üretimini ve gıda kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Kısaca özetlersek, insanoğlunun temel gereksinimlerinden olan beslenme ve su ihtiyacını karşılayabilmesi için öncelikle kaynak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve buna bağlı sürdürülebilir ekonomik büyüme için iklim değişikliği ile mücadelede hızlı adımlar atılması gerekmektedir.” diye konuştu.

“ÜLKEMİZİ ETKİLEME İHTİMALİ, YÜZDE 60”

Dünyada ve Türkiye’de geçmişte yaşanan iklim süreçlerinin ve bu dönemde yaşanan iklim olaylarının haziran ayının sonundan itibaren “El Nino” etkisine girebileceğini iddia eden Prof. Dr. Yusuf Demir, “Ülkemizde bu sene yaşanan özellikle sonbahar ve kış yağışlarındaki azalma, kar yağışlarının sınırlı olması, yer üstü ve yeraltı su kaynaklarımızı doğrudan etkilemektedir. Özellikle yaz aylarında El Nino etkisiyle ülkemizde sıcaklıkların 2-3 derece daha artması beklenebilir.” dedi.

Demir, ortalamanın altında seyreden yağışlar ve üzerindeki sıcaklıklar El Nino etkisiyle daha da uç değerlere ulaşacağından bahsetti ve “2023 yılı özellikle tarım ve su kaynakları açısından ciddi problemler yaratabilir.” ifadelerini kullandı.

“EL NİNO BALIKÇILIĞI DA ETKİLEYECEKTİR”

El Nino etkisiyle karasal ısınma yanında tatlı su ve deniz suyu sıcaklıklarında da artışa sebep olması beklendiğini belirten Prof. Dr. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde son yıllarda hızla gelişme gösteren balıkçılık sektöründe yaz aylarında yaşanabilecek önemli riskleri işaret etmektedir. Sucul ekosistem koşullarının ve su ürünleri yetiştiricilerinin bu sürece bugünden hazırlanmaları yaşanacak riskleri azaltma açısından önem taşımaktadır. Sürecin doğru yönetilememesi, evsel su kullanımı ve içme suyu ihtiyacında da benzer sıkıntıların yaşanmasına sebep olabilir. Yerel yönetimlerin bu sürece hazırlanması ihtiyaçtan öte bir zorunluluktur. Su hasadı, su ayak izi, suyun tasarruflu kullanımı, geri kazanımlı su çalışmaları öncelikli çalışma alanı ve konular olmalıdır.”


NTV’yi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.